Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2007/7328 K.2007/10102
Basın yoluyla hakaret suçundan sanık Cevdet'in 5237 sayılı TCY'nin 125/1, 62, 52. maddeleri uyarınca 1.500 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin (Zonguldak İkinci Asliye Ceza Mahkemesi)'nin 07.12.2006 tarihli ve 2006/328-809 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığı'nca verilen 03.05.2007 gün ve 23486 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 07.06.2007 gün ve 98024 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede; "24.10.2005 tarihli yerel D... H... gazetesinde yer alan "Nalına da mıhına da yalak" başlıklı yazı sebebiyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5187 sayılı Kanun'un 26. maddesinde belirtilen 2 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra 18.04.2006 tarihinde açılmış olması karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir" denilmektedir.
5187 sayılı Basın Yasası'nın 26/1. maddesi uyarınca, günlük süreli yayınlardan olan gazeteler bakımından dava açma süresi iki aydır. Bu süre zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süre olduğundan, kamu davasının mutlaka iki aylık süre geçirilmeden açılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Süre başlangıcı ise anılan maddenin 2. fıkrası gereği, basılmış eserin C.Başsavcılığı'na teslim tarihi veya suçu oluşturan fiilin C.Başsavcılıgı'nca öğrenildiği tarihtir. Dosyada yer alan yakınma dilekçesinin C.Başsavcılığına verilme tarihi 06.12.2005 olup, suçun C.Başsavcılıgı'nca en geç bu tarihte öğrenilmesine ve bu durumda kamu davasının bu tarihten itibaren iki ay içerisinde açılması gerekmesine karşın, sanık hakkında kamu davası 18.04.2006 düzenleme, 27.04.2006 havale tarihli iddianame ile açılmıştır. O halde, açılan dava 5187 sayılı Yasa'nın 26/1. maddesinde belirtilen süreler içinde açılmamıştır. Bu nedenle mahkemenin düşme kararı vermesi yerine duruşmaya devamla mahkumiyet kararı vermesi yasaya aykırı bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde yer alan düşüncesi dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nin 309. maddesi uyarınca, Zonguldak İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.12.2006 tarihli ve 2006/328-809 sayılı kararının yasa yararına (BOZULMASINA),
5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesine göre, karardaki hukuka aykırılık hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmekle; sanık hakkında açılan kamu davası süresinde açılmadığından 5187 sayılı Basın Yasası'nın 26/1 ve 5271 sayılı CYY'nin 223/8. maddesi uyarınca anılan kamu davasının düşürülmesine, yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, 28.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tebliğnamede; "24.10.2005 tarihli yerel D... H... gazetesinde yer alan "Nalına da mıhına da yalak" başlıklı yazı sebebiyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5187 sayılı Kanun'un 26. maddesinde belirtilen 2 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra 18.04.2006 tarihinde açılmış olması karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir" denilmektedir.
5187 sayılı Basın Yasası'nın 26/1. maddesi uyarınca, günlük süreli yayınlardan olan gazeteler bakımından dava açma süresi iki aydır. Bu süre zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süre olduğundan, kamu davasının mutlaka iki aylık süre geçirilmeden açılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Süre başlangıcı ise anılan maddenin 2. fıkrası gereği, basılmış eserin C.Başsavcılığı'na teslim tarihi veya suçu oluşturan fiilin C.Başsavcılıgı'nca öğrenildiği tarihtir. Dosyada yer alan yakınma dilekçesinin C.Başsavcılığına verilme tarihi 06.12.2005 olup, suçun C.Başsavcılıgı'nca en geç bu tarihte öğrenilmesine ve bu durumda kamu davasının bu tarihten itibaren iki ay içerisinde açılması gerekmesine karşın, sanık hakkında kamu davası 18.04.2006 düzenleme, 27.04.2006 havale tarihli iddianame ile açılmıştır. O halde, açılan dava 5187 sayılı Yasa'nın 26/1. maddesinde belirtilen süreler içinde açılmamıştır. Bu nedenle mahkemenin düşme kararı vermesi yerine duruşmaya devamla mahkumiyet kararı vermesi yasaya aykırı bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde yer alan düşüncesi dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CYY'nin 309. maddesi uyarınca, Zonguldak İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07.12.2006 tarihli ve 2006/328-809 sayılı kararının yasa yararına (BOZULMASINA),
5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesine göre, karardaki hukuka aykırılık hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmekle; sanık hakkında açılan kamu davası süresinde açılmadığından 5187 sayılı Basın Yasası'nın 26/1 ve 5271 sayılı CYY'nin 223/8. maddesi uyarınca anılan kamu davasının düşürülmesine, yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına, karardaki öbür hususların olduğu gibi bırakılmasına, 28.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.