Yargıtay3. Hukuk DairesiBorçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/41 K.2012/10111
Özet: Uyuşmazlık, davacının taşınmaz üzerindeki ecrimisil haklarını talep ettiği ve bu hakların davalı taraflardan tahsil edilmesini istediği konudur. Mahkeme, temyiz edilen davalılar için ayrı ayrı 1.540 TL altındaki ecrimisil miktarlarının kesin nitelikte olduğunu belirterek temyiz itirazlarını reddetti; ancak başka bir davalıya karşı yapılan 8.666,66 TL tutarında tahsil kararı usul ve yasa hatası nedeniyle bozularak kararın iptaline karar verdi.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 15.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüyle her bir davalı yönünden ayrı ayrı miktarların tahsili cihetine gidilmiş, hüküm birkısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin 28.11.2011 tarihli kararı ile de davalılar ..., ... ve ...'nın temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; mülkiyeti davacı ...'ye ait taşınmazın imar planında "ibadet yeri" olarak tahsis edildiği, üzerine ... yapıldığı, ancak davacının izni olmaksızın ... altına işyerleri yapılarak davalı ... Yaptırma Yaşatma Derneği tarafından diğer davalılara kiraya verildiği ileri sürülerek, 2004 yılı Ocak ayından itibaren fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak toplam 15.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüyle, her bir davalı yönünden hükümde ayrı ayrı belirtilen ecrimisil miktarlarının tahsiline karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davalılar ... ... tarafından temyiz edilmiş ise de, bu davalılar bakımından ayrı ayrı hükmedilen ve temyize konu olan miktarlar ayrı ayrı 1.540,00 TL'nın altındadır.
5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK. nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2011 tarihinden itibaren 1.540 TL. ye çıkarılmıştır.
Hüküm, bu davalılar tarafından temyiz edilmiş ise de, davalılardan tahsiline karar verilen miktarlar karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
2-Davalı ... ... vekilinin temyiz itirazları bakımından ise;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde 15.000 TL ecrimisilin davalılardan tahsili istenilmiş olup, müteselsilen tahsili yönünde bir talep olmadığından, bu istemin davalılardan mütesaviyen tahsil talebi olduğu gözetilmeden ve usulünce harcı yatırılarak yapılan bir ıslah talebi de olmadığı halde talep aşılmak suretiyle davalıdan 8.666,66 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasa hükümlerine aykırıdır.
Ayrıca, dava dilekçesindeki açıklama ve dosya kapsamına göre, davacı Belediyenin ... yeri olarak tahsis edilen arsanın maliki olduğu, üzerindeki ... ve işyerlerinin ise davalı ... Yaptırma Yaşatma Derneğince yapıldığı açıktır. Bu durumda taşınmazın arsa olarak getirebileceği ecrimisilin hesabıyla hüküm altına alınması gerekirken, işyeri niteliğine göre ecrimisil hesabı yanlış olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde 15.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüyle her bir davalı yönünden ayrı ayrı miktarların tahsili cihetine gidilmiş, hüküm birkısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin 28.11.2011 tarihli kararı ile de davalılar ..., ... ve ...'nın temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; mülkiyeti davacı ...'ye ait taşınmazın imar planında "ibadet yeri" olarak tahsis edildiği, üzerine ... yapıldığı, ancak davacının izni olmaksızın ... altına işyerleri yapılarak davalı ... Yaptırma Yaşatma Derneği tarafından diğer davalılara kiraya verildiği ileri sürülerek, 2004 yılı Ocak ayından itibaren fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak toplam 15.000,00 TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüyle, her bir davalı yönünden hükümde ayrı ayrı belirtilen ecrimisil miktarlarının tahsiline karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davalılar ... ... tarafından temyiz edilmiş ise de, bu davalılar bakımından ayrı ayrı hükmedilen ve temyize konu olan miktarlar ayrı ayrı 1.540,00 TL'nın altındadır.
5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK. nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2011 tarihinden itibaren 1.540 TL. ye çıkarılmıştır.
Hüküm, bu davalılar tarafından temyiz edilmiş ise de, davalılardan tahsiline karar verilen miktarlar karar tarihi itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz istemlerinin ayrı ayrı REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
2-Davalı ... ... vekilinin temyiz itirazları bakımından ise;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, dava dilekçesinde 15.000 TL ecrimisilin davalılardan tahsili istenilmiş olup, müteselsilen tahsili yönünde bir talep olmadığından, bu istemin davalılardan mütesaviyen tahsil talebi olduğu gözetilmeden ve usulünce harcı yatırılarak yapılan bir ıslah talebi de olmadığı halde talep aşılmak suretiyle davalıdan 8.666,66 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasa hükümlerine aykırıdır.
Ayrıca, dava dilekçesindeki açıklama ve dosya kapsamına göre, davacı Belediyenin ... yeri olarak tahsis edilen arsanın maliki olduğu, üzerindeki ... ve işyerlerinin ise davalı ... Yaptırma Yaşatma Derneğince yapıldığı açıktır. Bu durumda taşınmazın arsa olarak getirebileceği ecrimisilin hesabıyla hüküm altına alınması gerekirken, işyeri niteliğine göre ecrimisil hesabı yanlış olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.