Yargıtay 3. Hukuk Dairesi İş Hukuku
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/1745 K.2012/6675
Özet: (1) Davacı, site yönetimi ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesine göre ortak yer sayılan kapıcı dairesinde oturan davalının iş akdinin feshedilmesinden sonra taşınmazdan tahliyesini talep etti; (2) Mahkeme, davanın kabulüyle davalının taşınmazdan tahliyesine karar verdi ancak bu kararın hukuki dayanağı eksik olduğu gerekçesiyle temyizde bozularak, asliye hukuk mahkemesine yönlendirilmesi gerektiği sonucuna vardı.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kiralananın tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı site yönetimi ile davalı arasında imzalanan 09/05/2006 tarihli hizmet sözleşmesi gereğince siteye ait ortak yer sayılan kapıcı dairesinde oturan davalının iş akdinin feshedilmesine rağmen kullanmaya devam ettiğini belirterek davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, hizmet sözleşmesine dayalı olarak taşınmazı kullandığını beyan etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dava konusu sitenin birden çok parsel üzerinde kurulu olduğu anlaşılmaktadır.5711 sayılı Kanun ile değişik 634 sayılı KMK'nun 66. maddesine göre birden çok parsel üzerinde kurulu sitede toplu yapı yönetimine geçilmediği için uyuşmazlığın KMK'na dayalı olarak çözümlenmesi doğru değildir. Davada, davacı siteye ait olan ortak yerden (taşınmazdan) davalının tahliyesi talep edilmektedir. Davanın bu niteliği itibariyle HUMK.'nun 8. maddesinde sayılan Sulh Hukuk Mahkemesinin bakabileceği dava türlerinin dışında, miktar ve değeri belirli olmayan taleplerle ilgili olduğundan, davanın genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere, mahkemece; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde kiralananın tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı site yönetimi ile davalı arasında imzalanan 09/05/2006 tarihli hizmet sözleşmesi gereğince siteye ait ortak yer sayılan kapıcı dairesinde oturan davalının iş akdinin feshedilmesine rağmen kullanmaya devam ettiğini belirterek davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, hizmet sözleşmesine dayalı olarak taşınmazı kullandığını beyan etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dava konusu sitenin birden çok parsel üzerinde kurulu olduğu anlaşılmaktadır.5711 sayılı Kanun ile değişik 634 sayılı KMK'nun 66. maddesine göre birden çok parsel üzerinde kurulu sitede toplu yapı yönetimine geçilmediği için uyuşmazlığın KMK'na dayalı olarak çözümlenmesi doğru değildir. Davada, davacı siteye ait olan ortak yerden (taşınmazdan) davalının tahliyesi talep edilmektedir. Davanın bu niteliği itibariyle HUMK.'nun 8. maddesinde sayılan Sulh Hukuk Mahkemesinin bakabileceği dava türlerinin dışında, miktar ve değeri belirli olmayan taleplerle ilgili olduğundan, davanın genel hükümlere göre asıl görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere, mahkemece; görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.