‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Hukuk DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/258 K.2011/1261

Esas No: 2011/258 · Karar No: 2011/1261 · Karar Tarihi: 31.01.2011
Özet: (1) Davacı, davalıdan 5 000 TL manevi tazminat talep ederek, davalının hırsızlık suçlamasıyla kişilik haklarının zarar gördüğünü iddia etti; (2) Sulh Hukuk Mahkemesi, davanın reddine karar vererek, davacının şikayet hakkını kötüye kullandığını ve tazminat talebinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 5.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Dava dilekçesinde; davacının bir ... şubesinde şef olarak çalıştığı, davalının ise bir kısım işleri nedeniyle sık sık ... şubesine geldiği, bu işlemler sırasında bir takım problemler çıkardığı, son olarak da internet kanalı ile şikayet dilekçesi göndererek memurlardan birinin el çabukluğu ile hırsızlık yaptığını davacının da onunla işbirliği içinde olduğunu ... sürdüğü, yüzkızartıcı bu suçlama nedeniyle soruşturma geçiren davacının mesleki ... ve şerefinin zedelendiği ... sürülerek 5.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.

Mahkemece davalının yasal şikayet hakkını kullandıgğı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Şikayet ..., diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. ... Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu ... kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.

Dava konusu olayda ise; şikayet dilekçesinde yetkili bayan şef (davacı) ile bir memurenin nakit para hırsızlığı yaptıkları ... sürülerek, olayın oluş şekline uymayan ve davacının kişiliğini aşağılayan bir ifade kullanılmıştır. Bu durumda şikayet ... sınırının aşıldığı ve davacının kişilik haklarının zarar gördüğü gözetilerek uygun bir miktarda tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.1.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?