Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/2425 K.2023/2201
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu; sanık müdafisinin, yasalara göre vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle istinaf kararını temyiz etme talebi. (2) Mahkeme; temyiz istemini esastan reddederek kararın onaylandığını, yargı takibatını 5. Ağır Ceza Mahkemesi ve Yargıtay’a yönlendirdi.
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/504 Esas, 2020/352 sayılı Kararı ile sanık hakkında aynı fiiller nedeniyle öncesinde verilmiş kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.09.2021 tarihli ve 2020/1477 Esas, 2021/693 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemlerinde özetle;
1- Yargılama neticesinde hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olan ve kendisini vekil ile temsil eden sanık lehine gerekçeli kararda vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve esas yönünden kanuna aykırılık teşkil ettiğine,
2-Sadece lehe vekalet ücretine hükmedilmemesi bakımından karara karşı temyiz talebinde bulunulduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı Kanunu’nun 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeniyle TCK'nın 314/2, 53, 58/9 ve TMK 5 inci maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanık hakkında Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/86 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda 24.05.2012 tarih, 2012/86 Esas ve 2012/206 Karar sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve 6 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, yargılanan eylemin iddiaları ile dava konusu eylemin de aynı yönde olduğu, bu kapsamda, isnat edilen suçun temadi eden suç olduğu, açılan yeni davadaki eylemin karara bağlanan davadaki iddianame tarihinden önceki tarihlere temas ettiği anlaşılmakla sanık hakkında açılan iş bu kamu davası mükerrer olduğundan "Non bis in idem" ilkesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "ilk derece mehkemesince mükerrer dava nedeniyle CMK'nın 223/7 nci maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5 inci maddesinde kendisini vekil ile temsil ettiren sanığın beraat etmesi halinde sanık yararına maktu avukatlık ücretine hükmedileceğinin belirtildiği, davanın reddine karar verilmesi halinde ise vekalet ücreti hükmolunacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı" belirlenerek, İlk Derece Mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçeye göre sanık müdafiinin temyiz talebinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3 üncü maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; CMK'nın 223/7 nci maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi halinde vekalet ücretine hükmolunacağına dair bir düzenleme bulunmadığı da dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/1477 Esas, 2021/693 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen vekalet ücretine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2019/504 Esas, 2020/352 sayılı Kararı ile sanık hakkında aynı fiiller nedeniyle öncesinde verilmiş kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.09.2021 tarihli ve 2020/1477 Esas, 2021/693 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemlerinde özetle;
1- Yargılama neticesinde hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş olan ve kendisini vekil ile temsil eden sanık lehine gerekçeli kararda vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve esas yönünden kanuna aykırılık teşkil ettiğine,
2-Sadece lehe vekalet ücretine hükmedilmemesi bakımından karara karşı temyiz talebinde bulunulduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı Kanunu’nun 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; her ne kadar sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeniyle TCK'nın 314/2, 53, 58/9 ve TMK 5 inci maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanık hakkında Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/86 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda 24.05.2012 tarih, 2012/86 Esas ve 2012/206 Karar sayılı dosyasında yargılama yapıldığı ve 6 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, yargılanan eylemin iddiaları ile dava konusu eylemin de aynı yönde olduğu, bu kapsamda, isnat edilen suçun temadi eden suç olduğu, açılan yeni davadaki eylemin karara bağlanan davadaki iddianame tarihinden önceki tarihlere temas ettiği anlaşılmakla sanık hakkında açılan iş bu kamu davası mükerrer olduğundan "Non bis in idem" ilkesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "ilk derece mehkemesince mükerrer dava nedeniyle CMK'nın 223/7 nci maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/5 inci maddesinde kendisini vekil ile temsil ettiren sanığın beraat etmesi halinde sanık yararına maktu avukatlık ücretine hükmedileceğinin belirtildiği, davanın reddine karar verilmesi halinde ise vekalet ücreti hükmolunacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı" belirlenerek, İlk Derece Mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçeye göre sanık müdafiinin temyiz talebinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168/3 üncü maddesi ile bu maddeye uygun olarak düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza davalarında ücret başlıklı 14 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasının “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; CMK'nın 223/7 nci maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi halinde vekalet ücretine hükmolunacağına dair bir düzenleme bulunmadığı da dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2020/1477 Esas, 2021/693 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen vekalet ücretine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.