‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26183 K.2023/2012

Esas No: 2022/26183 · Karar No: 2023/2012 · Karar Tarihi: 23.03.2023
Özet: Uyuşmazlık, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hapis cezası ve denetimli serbestlik tedbirine karşı yapılan istinaf ve temyiz başvurularıyla ilgilidir. Mahkeme, ilk derecedeki hapis cezasının ve denetimli serbestlik kararı ile ilgili kararları bozan bir karar vererek, davayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermeye hükmetmiştir.
İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/1926 E., 2017/1931 K.

HÜKÜM: Silahlı terör örgütüne üye olma
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2017 tarihli ve 2017/20 Esas, 2017/215 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 5237 sayılı Kanun'un 221/4-5, 62., 53., 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsubuna ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2017/1926 Esas, 2017/1931 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine hükmün, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "22.07.2016" yerine "20.07.2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiş, 13.10.2017 tarihli duruşma tutanaklarında 117571 sicil numaralı katip tarafından imzalanmamasının mahallinde giderilebileceği hususu belirtilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz nedenleri,
1-Uusul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2-Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3-Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
4-Lehe olan delillerin toplanmadığını ve savunma hakkının kısıtlandığı ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklardan ...'nun Edirne Adliyesi Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde görevli personel olarak çalıştığı, 15.07.2016 günü başta Ankara ve İstanbul illerinde başlayarak yurt geneline yayılmaya çalışılan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yapılanması içerisinde yer alan TSK mensuplarınca Türkiye Cumhuriyet Devletine karşı devletin bütün anayasal kurumlarını ele geçirmek amacıyla darbe girişiminde bulunulması sonucu bu kapsamda yapılan soruşturmalarda Edirne Adliyesine yönelik olarak yapılan soruşturma kapsamında, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde uzman görevli olarak görev yapan ... hakkında da soruşturma başlatıldığı, savunma tanık beyanları ve dosya içeriğindende anlaşılacağı üzere, sanık ...'in o dönem cemeat kılıf adı altında faliyet göterene örgütle 1993-1994 yılarında tanıştığı gelinen süreçte örgütün hiyerarşik yapısı altında çeşetli konumlarda faliyette bulunduğu son durumu itibariyle sohbet hocalığı adı altında örgüt üyelerinin bir araya geldiği infaz koruma memurlarının toplantılarına başkanlık yaptığı, bu toplantıların R.B ve P.P.'nin evinde gerçekleştiği, Söz konusu örgüt toplantılarında Kuran'ı Kerim meali ve risaleler okunduğu bunun yanıda silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğu ve videolarının izlendiği, toplantıların hafta da bir yapıldığı katılımcıların ise periyodik olarak farklı zaman aralıklarında katıldıkları, sanık ... nun toplantılarda Zaman gazetesi ve dergi aboneliği için telkinlerde bulunduğu, sanığın terör örgütünün bankası olarak anılan ... Katılım Bankası A.Ş.'de hesabının bulunduğu, talimat doğrultusunda hareket eden sanığın banka hesabını aktif olarak sürekli kullandığı, para yatırdığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri, sanığın ikrarı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ile dosya kapsamından anlaşılmıştır.

TCK 61 inci maddesi gereğince sanık ...'nun örgüt içindeki konumu, etkinliği, örgüt içindeki eylemlerinin sıklığı ve kastının yoğunluğu nazara alınarak ceza takdirden teşdiden alt sınırdan ayrılmak suretiyle tayin edilmiş, soruşturmanın başından beri eylemleri nedeniyle etkin pişmanlık göstermiş olması ve örgütün deşifre edilmesi ve çözümlenmesine yönelik olarak örgüt aleyhine bilgiler verdiği nazara alındığında takdiren cezasından TCK 221/4 üncü maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak silahlı terör örgüt üyesi olmak suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, suç tarihi ve imza eksikliğine yönelik eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihain amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mubah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün söz de meşruiyetini vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan, ancak herhangi bir kod adı kullanmayan, sanığın kendi beyanlarından 2013 yılına kadar örgütle irtibatının olduğu ve sonrasında irtibatını kestiğine yönelik açıklamalarda bulunması ve bu anlatımların dinlenen tanık beyanlarıyla da doğrulanması karşısında;
Sanığın dosya kapsamından örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir somut eylemlerinin ortaya konulması ve TCK'nın 301 inci maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi bakımından; UYAP veri havuzundan ada araştırma yapılarak örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra sanığın örgütle irtibatının devam edip etmediğinin tespitine yönelik sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine getirtilmesi, gerekmesi halinde ilgili kişi ya da kişilerin tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ile tüm deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle, sanığın savunması, konum ve kişisel özellikleri de nazara alınıp TCK'nın 30/1 inci maddesinde düzenlenen hata hükümleri de tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
a. Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerde 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesine kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği tehlike ile sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, güttüğü amaçlar ve saiklerinin yanında, TCK'nın 61 inci maddesi gereğince suçun unsuru olan hususların temel cezanın belirlenmesine esas alınamayacağına ilişkin düzenleme de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun şeklide alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
b. Sanığa atılı silahlı terör örgütü üyeliği suçunun sabit olması halinde, aşamaya beyanlarında istikrarlı anlatımlarda bulunan, örgütsel faaliyetleri ve bildiği örgüt mensupları ile ilgili ayrıntılı bilgi veren, kollukta pek çok örgüt üyesi hakkında teşhis işleminde bulunan ve esas itibariyle hüküm tarihine kadar verdiği ifadesinden dönmeyen sanık hakkında kanunun gerekçe, amaç ve kapsamı gözetildiğinde TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi uyarınca hükmolunan cezada makul oranda bir indirime gidilerek sonuç cezanın belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2017/1926 Esas, 2017/1931 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 2. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?