Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/7416 K.2018/17883
Özet: (1) İlgili uyuşmazlık, 3. Ceza Dairesi tarafından Kasten Yara verme suçundan sanık …'nin 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılması kararıdır; (2) Asliye Ceza Mahkemesi kararını kanun yararına bozma gerekçesiyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tebliğ edilerek kararın tarafı koşturularak dosyayı mahallenin gözden geçirmesine yöneltilmiştir.
Kasten yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52/2. maddesi uyarınca 2.240,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2016/279 Esas, 2018/40 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 09.10.2018 tarih ve 2018/7568 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2018 tarih ve 2018/83788 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede; .... Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararın da her ne kadar katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve bu şekilde iddianamede sehven hataya düşüldüğünden bahisle sanığa ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulmuş ise de; sanık hakkındaki iddianamenin kemik kırığına neden olacak şekilde yaralama suçundan düzenlendiği, soruşturma aşamasında katılan ...'ın plastik cerrahi uzmanından alınan nazal dorsumda 1 cm'lik kesi ile nazal kemikte hassasiyet olduğuna ve yüzde sabit iz açısından kati raporun altı ay sonra verilmesinin uygun olduğunu belirtir geçici adli tıp raporu ve kulak burun boğaz uzmanının katılanın birinci derecede nazal fraktür ve nazal dorsumda oblik hatta 3 cm'lik cilt kesisi mevcut olduğunu belirtir kati raporu karşısında, mevcut geçici rapora istinaden kati rapor alınmadan ve kemik kırığına ilişkin kati rapor gözetilmeden hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;... Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2016/279 Esas, 2018/40 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede; .... Asliye Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararın da her ne kadar katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve bu şekilde iddianamede sehven hataya düşüldüğünden bahisle sanığa ek savunma hakkı verilerek hüküm kurulmuş ise de; sanık hakkındaki iddianamenin kemik kırığına neden olacak şekilde yaralama suçundan düzenlendiği, soruşturma aşamasında katılan ...'ın plastik cerrahi uzmanından alınan nazal dorsumda 1 cm'lik kesi ile nazal kemikte hassasiyet olduğuna ve yüzde sabit iz açısından kati raporun altı ay sonra verilmesinin uygun olduğunu belirtir geçici adli tıp raporu ve kulak burun boğaz uzmanının katılanın birinci derecede nazal fraktür ve nazal dorsumda oblik hatta 3 cm'lik cilt kesisi mevcut olduğunu belirtir kati raporu karşısında, mevcut geçici rapora istinaden kati rapor alınmadan ve kemik kırığına ilişkin kati rapor gözetilmeden hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden;... Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2016/279 Esas, 2018/40 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.