‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/3054 K.2018/6583

Esas No: 2018/3054 · Karar No: 2018/6583 · Karar Tarihi: 11.04.2018
Özet: Uyuşmazlık, 2006 yılında verilen adli para cezasının infasının ardından, sanık müdafii tarafından yapılan uyarlama talebine ve ilgili mahkemelerin bu talebe karşı aldığı kararların ardından, adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma istemine dayanıyor. Mahkeme, kanun yararına bozma talebini kabul ederek, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararını bozdu ve dilekçenin incelenmesi için dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yöneltti.
Kasten yaralama suçundan sanık D. A.'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 87/3, 29, 62/1, 50/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2006 tarihli ve 2005/1578 Esas, 2006/854 sayılı kararının infazını müteakip, kanun değişikliğinden dolayı sanık müdafii tarafından yapılan uyarlama talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 16/05/2017 tarihli ve aynı sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin bila tarihli ve 2017/511 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27.02.2018 tarih ve 2017/12209 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.03.2018 tarih ve 2018/18015 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;
Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesince 27/09/2006 tarihli karar uyarınca verilen adli para cezasının infaz edildiği ve infaz edilmiş hükümler yönünden uyarlama yargılaması yapılamayacağından bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/02/2009 tarih ve 2008/5-220 Esas, 2009/28 karar sayılı ilamında da belirttiği üzere; infazı tamamlanmış olan hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip edilemeyeceği hususunda açık bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, infaz edilmiş hükümlerin uyarlama yargılamasına konu edilip edilemeyeceği kuşkulara yol açmış ise de, yasanın infaz edilmiş hükümlere infazdan sonra da bir takım sonuçlar bağladığı, bu anlamda lehe yasanın belirlenerek uygulanmasının, hakkındaki hüküm infaz edilmiş olan hükümlüler açısından da “lehe durumlar oluşturabileceği” ve hükümlünün böyle bir istemde bulunmasında hukuki yararı bulunacağı, sonraki yasanın, cezası infaz edilmiş hükümlü açısından lehe bir durum oluşturup oluşturmayacağının her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekeceğinden, “infaz edilmiş bulunan hükümlerle ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılamaz” şeklinde bir ilke konulmasının kabul edilemeyeceği benimsenmişken, infaz edilmiş olsa dahi sonradan değişen yasa nedeniyle uyarlama yapılmasında sanığın hukuki yararı bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin bila tarihli ve 2017/511 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?