Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/10170 K.2019/6571
Özet: 1) Sanığın, 2014’te yaşanan kasti saldırı sonucunda oluşan hasarının adli tıp raporu ve tedavi evraklarının eksik hazırlanmasıyla ilgili hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği meseleyi gündeme getirdi. 2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın hak yoksunluklarını giderme zorunluluğunu ve eksik inceleme nedeniyle oluşan hatayı dikk
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa verilen cezanın türüne ve miktarına göre, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesine göre reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Müşteki hakkında düzenlenen raporda "çenede 3 cm.'lik kesi olduğu, yüzde sabit iz ve çene fonksiyonlarında uzuv zaafı yönünden muayene edilmek üzere aralık 2014 tarihinde adli tıp kurumu başkanlığına müracatı gerektiğinin" belirtilmesi karşısında, müştekinin yaralanmasının yüzde sabit iz ve uzuv zaafı oluşturup oluşturmadığı yönünde, olay tarihinden 6 ay sonra rapor alınmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, müştekinin tüm raporları ve tedavi evrakları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilip TCK'nin 86 ve 87. maddeleri kapsamında kati rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın CMUK'un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, 27.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığa verilen cezanın türüne ve miktarına göre, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesine göre reddine karar verilerek yapılan incelemede;
1) Müşteki hakkında düzenlenen raporda "çenede 3 cm.'lik kesi olduğu, yüzde sabit iz ve çene fonksiyonlarında uzuv zaafı yönünden muayene edilmek üzere aralık 2014 tarihinde adli tıp kurumu başkanlığına müracatı gerektiğinin" belirtilmesi karşısında, müştekinin yaralanmasının yüzde sabit iz ve uzuv zaafı oluşturup oluşturmadığı yönünde, olay tarihinden 6 ay sonra rapor alınmadan hüküm kurulduğu anlaşıldığından, müştekinin tüm raporları ve tedavi evrakları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilip TCK'nin 86 ve 87. maddeleri kapsamında kati rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın CMUK'un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, 27.03.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.