Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/9764 K.2018/3863
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak; 1) Sanığın eylemi sonucu şikayetçinin hem yaşamını tehlikeye sokacak şekilde hem de kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, iki nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 3-e, 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması, Kabule göre de; 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle BOZULMASINA; 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak; 1) Sanığın eylemi sonucu şikayetçinin hem yaşamını tehlikeye sokacak şekilde hem de kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, iki nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle, TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Sanığa isnat edilen 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 3-e, 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması, Kabule göre de; 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle BOZULMASINA; 07.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.