Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/683 K.2017/1814
Özet: Uyuşmazlık, suça sürüklenen bir çocuğun denetim süresi içinde yeni suç işlemesi ve bu durumun yargılamada savunma hakkının kısıtlanması, uzlaştırma prosedürlerinin uygulanmaması ile ilgili olarak mahkeme kararına itiraz edilmesidir. Mahkeme, çocuk için verilen kısa süreli hapis cezasını 5237 sayılı TCK’nin 50/1 maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevirmeyi unutarak verdiği hükmü bozarak, kararı 23.02.2017’de oybirliğiyle iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip suça sürüklenen çocuğun duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işediğinin anlaşılması karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, sanık ve müdafiine duruşma gün ve saatini belirten davetiyede, duruşmaya gelmedikleri takdirde yokluğunda duruşmaya devam edileceği ihtarı da bulunmadığı halde, yokluğunda yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanması,
2) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı bıçakla basit yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK' nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştıma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
3) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olduğu anlaşılmakla, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 Sayılı TCK'nin 50/3. maddesi gereğince 5237 sayılı TCK'nin 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip suça sürüklenen çocuğun duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işediğinin anlaşılması karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, sanık ve müdafiine duruşma gün ve saatini belirten davetiyede, duruşmaya gelmedikleri takdirde yokluğunda duruşmaya devam edileceği ihtarı da bulunmadığı halde, yokluğunda yargılamaya devamla savunma hakkının kısıtlanması,
2) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı bıçakla basit yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında 6763 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK' nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştıma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
3) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre daha önceden hapis cezasına mahkûm edilmemiş olduğu anlaşılmakla, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 Sayılı TCK'nin 50/3. maddesi gereğince 5237 sayılı TCK'nin 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.