Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/5786 K.2018/2148
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların çeşitli mağdurlara yönelik kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verildiği hapis cezalarının değerlendirilmeleridir. Mahkeme, hem mağdurların temyiz haklarını hem de sanıkların savunmalarının yargılanmasını haklı bularak kararları bozdu ve ilgili hükümleri reddetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, düşme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdurlar ..., ... ve ...' yönelik kasten yaralama ve ...'e yönelik mala zarar verme suçlarından verilen hükümler yönünden yapılan incelemede; Mağdurlar ... ve ...'un 13/05/2011, mağdur ...'un 30/11/2011 tarihinde talimat yoluyla alınan ifadelerinde, sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, 'katılan' sıfatı bulunmayan mağdurun temyize hak ve yetkisi bulunmadığından mağdur vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunun 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2) Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından verilen hükümler yönünden yapılan incelemede; a) Sanıkların katılan ...'e karşı eylemleri yönünden; sanıkların üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmalarının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi, b) Sanıkların yanlarında başka arkadaşları da olduğu halde geceleyin geç saatte motosikletlerle .... ilçesine giderken .... Köyünün içinden gürültülü şekilde geçtikleri, henüz uyumamış olan köyün gençleri tarafından uyarıldıkları, çıkan tartışma sırasında araçlarının taşlandığı, sanık ...'un motosikleti de dahil olmak üzere bazı araçların zarar gördüğü, tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüştüğü ve kendileri de basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan sanıkların iştirak halind katılanları yaraladıktan sonra köyü terkettikleri olayda; taraflar arasındaki kavganın çıkış sebebi üzerinde durularak, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, düşme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdurlar ..., ... ve ...' yönelik kasten yaralama ve ...'e yönelik mala zarar verme suçlarından verilen hükümler yönünden yapılan incelemede; Mağdurlar ... ve ...'un 13/05/2011, mağdur ...'un 30/11/2011 tarihinde talimat yoluyla alınan ifadelerinde, sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, 'katılan' sıfatı bulunmayan mağdurun temyize hak ve yetkisi bulunmadığından mağdur vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunun 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2) Sanıklar ..., ..., ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçlarından verilen hükümler yönünden yapılan incelemede; a) Sanıkların katılan ...'e karşı eylemleri yönünden; sanıkların üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmalarının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği gözetilmeyerek istinabe yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi, b) Sanıkların yanlarında başka arkadaşları da olduğu halde geceleyin geç saatte motosikletlerle .... ilçesine giderken .... Köyünün içinden gürültülü şekilde geçtikleri, henüz uyumamış olan köyün gençleri tarafından uyarıldıkları, çıkan tartışma sırasında araçlarının taşlandığı, sanık ...'un motosikleti de dahil olmak üzere bazı araçların zarar gördüğü, tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüştüğü ve kendileri de basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanan sanıkların iştirak halind katılanları yaraladıktan sonra köyü terkettikleri olayda; taraflar arasındaki kavganın çıkış sebebi üzerinde durularak, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.