Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/302 K.2017/11030
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi kararının bozulması için cevap duruşması, savunma tebliği eksikliği, ceza hesaplama hatası ve 0/140 kararının etkisi nedeniyle hak kaybına yol açan hatalar tespit edilerek, CMUK 326/son maddesine uygun olarak 18.09.2017 tarihli oybirliği kararla hüküm BOZULDU.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Bozmadan önceki yargılamanın temyiz aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren sanık hakkındaki bozmadan sonra yapılan yargılamada, duruşma gününün sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 29. maddelerine göre belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından TCK'nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sırasında hesaplama hatası yapılarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK'un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Bozmadan önceki yargılamanın temyiz aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren sanık hakkındaki bozmadan sonra yapılan yargılamada, duruşma gününün sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 29. maddelerine göre belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasından TCK'nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sırasında hesaplama hatası yapılarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMUK'un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.