Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/2744 K.2017/4023
Özet: Uyuşmazlık, sanığın “yara verme” suçundan 5237 sayılı TC Kanunu’nun 86/2, 29, 62 ve 52/2 maddeleri gereğince 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılacağına dair Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesi kararının bozulması için Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebine dayanır; mahkeme, bu talebi kabul ederek 13/01/2016 tarihli kararı kanun yararına bozar ve ilgili işlemleri mahkemeye iletmek için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi eder. Mahkemenin sonucu, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebinin kabul edilmesi ve kararın bozulması yönündedir.
Basit yaralama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 18/11/2009 tarihli ve 2009/1207 esas, 2009/1118 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içinde Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/05/2015 tarihli ve 2015/116 esas, 2015/330 sayılı ilamına konu suçu kasten işlediğinden bahisle hakkındaki hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/01/2016 tarihli ve 2015/807 esas, 2016/22 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 14.02.2017 tarih ve 2016/2350 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.03.2017 tarih ve 2017/11999 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanığın müştekiye yönelik yaralama eylemini gerçekleştirmediğinin, söz konusu eylemin diğer sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi ve bu hususun kararın gerekçe kısmında belirtilmesine rağmen sanık ...’in beraatine, diğer sanık ...’in mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Antalya 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/01/2016 tarihli ve 2015/807 esas, 2016/22 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 05.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.