Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/20892 K.2018/14902
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanığın dinlenilmelerini talep ettiği tanıklar ... ve ...'ın açık kimlik ve adres bilgileri gerektiğinde kolluk marifeti ile araştırılarak dinlenilmeleri gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda birden fazla bıçak darbesi nedeniyle yaralanma meydana gelmiş olmasına rağmen, hükme esas alınan ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporunda, mağdurdaki yaralanmalarının kaç adedinin hayati tehlikeye neden olduğunun belirtilmediği anlaşılmakla, mağdurun geçici ve kesin raporları ile tüm tedavi evrakları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek, mağdurdaki her bir yaranın niteliği ve yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) Sanığın ve mağdurun olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, sanığın aşamalarda alınan istikrarlı savunmalarında kavgayı ayırmak için geldiğinde, mağdurun kendisine saldırıp vurması üzerine bıçak çekip rastgele savurduğunu iddia etmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması ve sonucuna göre sanık hakkında TCK'nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,Kabule göre de; 5) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanığın dinlenilmelerini talep ettiği tanıklar ... ve ...'ın açık kimlik ve adres bilgileri gerektiğinde kolluk marifeti ile araştırılarak dinlenilmeleri gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2) Sanığın eylemi neticesinde mağdurda birden fazla bıçak darbesi nedeniyle yaralanma meydana gelmiş olmasına rağmen, hükme esas alınan ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporunda, mağdurdaki yaralanmalarının kaç adedinin hayati tehlikeye neden olduğunun belirtilmediği anlaşılmakla, mağdurun geçici ve kesin raporları ile tüm tedavi evrakları Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek, mağdurdaki her bir yaranın niteliği ve yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınarak sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, 3) Sanığın ve mağdurun olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, sanığın aşamalarda alınan istikrarlı savunmalarında kavgayı ayırmak için geldiğinde, mağdurun kendisine saldırıp vurması üzerine bıçak çekip rastgele savurduğunu iddia etmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması ve sonucuna göre sanık hakkında TCK'nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,Kabule göre de; 5) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas - 2017/247 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.