Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/1863 K.2017/16243
Özet: (1) Sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve ilgili kanun maddeleri çerçevesinde yargılamaya alınması, adli tıp raporu eksikliği ve orantılılık ilkesi ihlalleri nedeniyle mahkemeye sunulan davada temyiz başvurusu yapılmıştır. (2) Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196/2. maddesine aykırı davranılması, adli tıp raporunun eksikliği, orantılılık ilkesine uygun ceza tayininin yapılmaması ve hak yoksunlarının uygulanması konularını değerlendirerek, sanığın uygulanan hukuki yaptırımları bozulmasına karar verip temyiz kararını bozulma şeklinde bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, sanığın istinabe yoluyla sorguya çekilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması, 2) Mağdur ... hakkında düzenlenen Bitlis Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 25.06.2013 tarihli raporunda mağdurun mevcut yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı yönüyle rapor düzenlenebilmesi için şahsın bir göz hekimi tarafından muayene edilerek sağ gözünde travmatik görme kaybı olup olmadığının tespit edildikten sonra bu hususta rapor düzenlenebileceği belirtildiği halde adli tıp kurumundan bu yönde rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, 3) Mağdur ...'in hem yüzde sabit iz kalacak hem de orta (3.) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesi dikkate alınarak, TCK'nin 86/1. maddesince temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini, Kabule göre de; 4) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması kaydıyla 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddeleri kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu gözetilmeden, sanığın istinabe yoluyla sorguya çekilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırı davranılması, 2) Mağdur ... hakkında düzenlenen Bitlis Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 25.06.2013 tarihli raporunda mağdurun mevcut yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı yönüyle rapor düzenlenebilmesi için şahsın bir göz hekimi tarafından muayene edilerek sağ gözünde travmatik görme kaybı olup olmadığının tespit edildikten sonra bu hususta rapor düzenlenebileceği belirtildiği halde adli tıp kurumundan bu yönde rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması, 3) Mağdur ...'in hem yüzde sabit iz kalacak hem de orta (3.) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesi dikkate alınarak, TCK'nin 86/1. maddesince temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini, Kabule göre de; 4) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması kaydıyla 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.