Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/15120 K.2018/9596
Özet: Uyuşmazlık, 5237 sayılı TC Ceza Kodu'nda belirtilen bir yaralama suçunun, tanık ifadeleri ve delillerle incelenerek hükümün açıklanıp infaza verilip verilmeyeceğine karar verilmesi gerekesiyle ortaya çıkmıştır. Mahkeme, savunma ve kanıt değerlendirmesinde eksiklikler tespit ederek, kaideler doğrultusunda hüküm açıkça gerekçelendirilmedikçe infaza verilmeyeceğine karar verip temyiz dosyasının icracı mahkemeye gönderilmesine hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması, 2) Sanığın eşi olan mağdura karşı yaralama eylemini 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan tahta parçası ile işlediğinin anlaşılması karşısında, sanığa 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilerek, TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca verilen temel cezasının birden fazla ağırlaştırıcı nedenin (TCK'nin 86/3-a, 86/3-e maddeleri) birarada bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi ve sanığın cezasında mağdurun eşi olması nedeniyle TCK’nin 86/3-a maddesi uyarınca artırım yapılan paragrafında, TCK’nin 86/3-e maddesinin de gösterilmemesi, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.05.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması, 2) Sanığın eşi olan mağdura karşı yaralama eylemini 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan tahta parçası ile işlediğinin anlaşılması karşısında, sanığa 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilerek, TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca verilen temel cezasının birden fazla ağırlaştırıcı nedenin (TCK'nin 86/3-a, 86/3-e maddeleri) birarada bulunması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi ve sanığın cezasında mağdurun eşi olması nedeniyle TCK’nin 86/3-a maddesi uyarınca artırım yapılan paragrafında, TCK’nin 86/3-e maddesinin de gösterilmemesi, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 23.05.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.