Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/12092 K.2018/8334
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 03.05.2018 tarihli kararında sanık lehine Bozma ilamının, CMUK’un 326/2. maddesine aykırı savunma hakkının kısıtlanması, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmaması, 326/son maddesindeki aleyhe bozma yasağına uymadan eksik ceza tayini nedeniyle, sanığın temyiz itirazlarını yerinde görüp 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca Bozma kararına karar vermek suretiyle hükmü bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 15.12.2014 tarih, 2014/23952 Esas- 2014/41552 Karar sayılı bozma ilamının, sanık lehine ve aleyhine hususlar içerdiği gözetilerek, sanık usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilip, bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yazılı şekilde yokluğunda karar verilmek suretiyle CMUK'un 326/2. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2) Sanığın eylemini, hem kardeşine karşı, hem de silahtan sayılan taş ve bıçak ile işlemesi karşısında, birden fazla nitelikli halin aynı olayda gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak TCK'nin 86/2. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) CMUK'un 326/son maddesinde düzenlenen aleyhe bozma yasağı kuralının sonuç ceza miktarı bakımından geçerli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 15.12.2014 tarih, 2014/23952 Esas- 2014/41552 Karar sayılı bozma ilamının, sanık lehine ve aleyhine hususlar içerdiği gözetilerek, sanık usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilip, bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan yazılı şekilde yokluğunda karar verilmek suretiyle CMUK'un 326/2. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, 2) Sanığın eylemini, hem kardeşine karşı, hem de silahtan sayılan taş ve bıçak ile işlemesi karşısında, birden fazla nitelikli halin aynı olayda gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak TCK'nin 86/2. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3) CMUK'un 326/son maddesinde düzenlenen aleyhe bozma yasağı kuralının sonuç ceza miktarı bakımından geçerli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.