Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/11121 K.2017/14738
Özet: Uyuşmazlık, 3. Ceza Dairesi’nden 2017/11121 E. ve 2017/14738 K. davasındaki sanıkların kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal ve silahla yaralama suçlarından mahkumiyet kararlarına karşı farklı tarafların (mağdur vekili ve sanık müdafiisi) temyiz itirazlarını kapsar; Mahkeme, mağdur vekilinin temyiz hakını yetersiz neutratform ve sanık müdavisinin meşru savunma haklarını göz ardı ettiğini belirterek kararların temyiz edilmeden bozulmasını ve yeni bir yargılama yapılmasını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik mağdur ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ...'nin hükümden sonra verdiği 19.10.2017 tarihli dilekçesinde, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, katılan sıfatı hükümsüz hale geleceğinden ve 5271 sayılı CMK'nin 243. maddesi uyarınca hükmü temyizde taraf sıfatının olmaması nedeniyle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'nin eylemini kül tablası ile işlediği iddia ve kabul karşısında, kül tablasının 5237 sayılı TCK'nin 6/f-4. maddesi uyarınca silahtan sayılacağı, eylemin 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-e maddelerinde düzenlenen silahla yaralama suçunu oluşturduğu, suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı ve uzlaşmaya tabi olmadığından tebliğnamenin 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesinin 1. fıkrası gereğince uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmek suretiyle hükmün bozulmasını öneren görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'nin mağdur ...'nin evine zorla girmesi ve kendisini darp etmesi üzerine atılı kasten yaralama suçlarını işlediği kabul edilerek sanık ... hakkında kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyetine karar verildiği halde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 25/1 maddesinde öngörülen meşru savunma koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik mağdur ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ...'nin hükümden sonra verdiği 19.10.2017 tarihli dilekçesinde, sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, katılan sıfatı hükümsüz hale geleceğinden ve 5271 sayılı CMK'nin 243. maddesi uyarınca hükmü temyizde taraf sıfatının olmaması nedeniyle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'nin eylemini kül tablası ile işlediği iddia ve kabul karşısında, kül tablasının 5237 sayılı TCK'nin 6/f-4. maddesi uyarınca silahtan sayılacağı, eylemin 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-e maddelerinde düzenlenen silahla yaralama suçunu oluşturduğu, suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı ve uzlaşmaya tabi olmadığından tebliğnamenin 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesinin 1. fıkrası gereğince uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmek suretiyle hükmün bozulmasını öneren görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık ...'nin mağdur ...'nin evine zorla girmesi ve kendisini darp etmesi üzerine atılı kasten yaralama suçlarını işlediği kabul edilerek sanık ... hakkında kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyetine karar verildiği halde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 25/1 maddesinde öngörülen meşru savunma koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.