‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10116 K.2018/6474

Esas No: 2017/10116 · Karar No: 2018/6474 · Karar Tarihi: 10.04.2018
Özet: 1) Uyuşmazlık, sanık hakkında kurulan yaralama suçu ve ilgili mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılması istersiyle ilgili temyiz işlerine dayanıyor. 2) Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirip, savcılık ve diğer tarafların eleştirilerini dikkate alarak, sanığın haklarının saklı kalması şartıyla kararının bozulmasına ve yeniden inceleme yapılmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜMLER: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Sanık hakkında katılan ...'e yönelik yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında verilen 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK'nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere, dosyanın temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 2) Sanık hakkında katılan ...'ye yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) 5237 sayılı TCK'nin 87/1-a maddesi kapsamında “duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflaması” niteliğindeki yaralanmalara ilişkin düzenlenecek adli raporların, olay tarihinden itibaren 18 ay geçtikten sonra düzenlenmesi gerektiği halde, katılan hakkında düzenlenen kesin adli raporun olay tarihinden 18 ay geçmeden düzenlenmesi karşısında, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmaması ve her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından katılana ait tüm tedavi evrakları ve raporlarla birlikte katılanın en yakın adli tıp şube müdürlüğüne sevk edilerek 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde, özellikle yaralanmanın duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/10/2002 tarihli ve E.2002/4 - 238 - K.2002/367 sayılı kararı uyarınca, taraflar arasında çıkan kavgada, dosya kapsamındaki delillerden kavgaya hangi tarafın haksız hareketi ile sebebiyet verdiğinin kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, c) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA, 10/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?