Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10072 K.2018/5214
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanık E. ve K.’nın yaşamsal tehlike oluşturacak şekilde kasten yaralama ve hakaret ile silahla kemik kırığı suçlarından mahkumiyet kararına karşı açılan temyiz itirazlarını kapsıyor. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını değerlendirip suçun kanıtlanmadığı gerekçesiyle admantasyon ve belirli ek cezai yaptırımların gerektiğini belirterek, iki mahkumiyeti kısmen bozar ve yeni karar yaratır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında yaşamsal tehlike oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık hakkında hakaret ve silahla kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a- Sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine ilişkin şikayetçi ...'nin iddiası dışında, mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat hükmü yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
b- Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2 oranında artırılmasının öngörülmesine göre, şikayetçi ...'nin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
c- Sanık hakkında silahla kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, TCK'nin 87/3. maddesine göre yapılan arttırımda hataya düşülerek “ 1 yıl 15 ay hapis cezası” yerine “ 2 yıl 2 ay hapis cezasına” hükmedilmesi sureti ile eksik ceza tayin edilmesi,
d- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme kısmen uygun BOZULMASINA, 26.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında yaşamsal tehlike oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık hakkında hakaret ve silahla kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a- Sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine ilişkin şikayetçi ...'nin iddiası dışında, mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat hükmü yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
b- Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2 oranında artırılmasının öngörülmesine göre, şikayetçi ...'nin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
c- Sanık hakkında silahla kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama suçundan kurulan hükümde, TCK'nin 87/3. maddesine göre yapılan arttırımda hataya düşülerek “ 1 yıl 15 ay hapis cezası” yerine “ 2 yıl 2 ay hapis cezasına” hükmedilmesi sureti ile eksik ceza tayin edilmesi,
d- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydı ile isteme kısmen uygun BOZULMASINA, 26.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.