Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/9008 K.2017/3205
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Olay günü sanık ve arkadaşları okul bahçesinde alkol aldıkları sırada, mağdurun da içinde bulunduğu aracın okulun önünden geçerken yavaşlaması üzerine, taraflar arasından ters bakma iddiası ile tartışma çıktığı, ilk haksız hareketi yapanın belli olmadığı, sanığın aşamalarda alınan savunması ile uyumlu şekilde, mağdurun mahkemede alınan beyanına göre, tartışma sırasında, mahkemenin de kabulü doğrultusunda, mağdurun elindeki silahtan sayılan bir alet ile arabadan inerek, arabanın etrafını saran kişilere hamle yaptığı sırada, sanık ile yaşanan boğuşma üzerine, sanığın mağduru yaraladığının anlaşılması karşısında, bu hususun sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden, isabetsiz gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Olay günü sanık ve arkadaşları okul bahçesinde alkol aldıkları sırada, mağdurun da içinde bulunduğu aracın okulun önünden geçerken yavaşlaması üzerine, taraflar arasından ters bakma iddiası ile tartışma çıktığı, ilk haksız hareketi yapanın belli olmadığı, sanığın aşamalarda alınan savunması ile uyumlu şekilde, mağdurun mahkemede alınan beyanına göre, tartışma sırasında, mahkemenin de kabulü doğrultusunda, mağdurun elindeki silahtan sayılan bir alet ile arabadan inerek, arabanın etrafını saran kişilere hamle yaptığı sırada, sanık ile yaşanan boğuşma üzerine, sanığın mağduru yaraladığının anlaşılması karşısında, bu hususun sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği gözetilmeden, isabetsiz gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.