Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/8238 K.2017/4923
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların mağdurun tanık olarak oraya gelmesi üzerine işlenen suçtan ve bu eylemin 5237 sayılı TC Kanun’daki 86/1 ve 86/3 maddeleriyle değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. (2) Mahkeme, Sanıkların hukuki durumunu yeniden değerlendirmesi gereği bulunan Anayasa Mahkemesi kararlarını dikkate alarak, ilgili hükümlerin iptali kapsamında sanıkların haklarını koruyacak şekilde kararını bozdurmuş ve 19/04/2017 tarihli oybirliği kararla tersine çevirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER: Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur hakkında Bitlis Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 13.07.2012 tarihli raporda yaralanmasının yaşamının tehlikeye sokan bir duruma ve ağır (6) derecede kemik kırığına neden olduğu, yüzünde sabit ize, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda rapor düzenlenebilmesi için mağdurun olay tarihinden altı (6) ay sonra muayene edilmesinin gerektiğinin, bu yönde Van Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30.11.2013 tarihli raporda ise yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun bildirildiği ancak duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda bir kanaate yer verilmediği görülmekle, bu hususta rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanıklar hakkında mağdura yönelik eylemlerinden ötürü 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel ceza suçun mağdurun tanıklık yapmak amacıyla adliyeye gelmesi üzerine işlendiği gerekçesiyle 86/3-c maddesi uygulanarak artırılmışsa da, mağdurun sırf tanık sıfatını taşıyor olmasının yeterli olmayıp, esasen kamu görevi niteliğinde olan tanıklık görevinin gereklerine uygun davranmasından ötürü sanıklar tarafından yaralandığı olgusunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca aynı yasanın 326/son maddesi gereğince sonuç ceza açısından kazanılmış hak gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 19/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLER: Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur hakkında Bitlis Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 13.07.2012 tarihli raporda yaralanmasının yaşamının tehlikeye sokan bir duruma ve ağır (6) derecede kemik kırığına neden olduğu, yüzünde sabit ize, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda rapor düzenlenebilmesi için mağdurun olay tarihinden altı (6) ay sonra muayene edilmesinin gerektiğinin, bu yönde Van Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30.11.2013 tarihli raporda ise yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun bildirildiği ancak duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda bir kanaate yer verilmediği görülmekle, bu hususta rapor alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanıklar hakkında mağdura yönelik eylemlerinden ötürü 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel ceza suçun mağdurun tanıklık yapmak amacıyla adliyeye gelmesi üzerine işlendiği gerekçesiyle 86/3-c maddesi uygulanarak artırılmışsa da, mağdurun sırf tanık sıfatını taşıyor olmasının yeterli olmayıp, esasen kamu görevi niteliğinde olan tanıklık görevinin gereklerine uygun davranmasından ötürü sanıklar tarafından yaralandığı olgusunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca aynı yasanın 326/son maddesi gereğince sonuç ceza açısından kazanılmış hak gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 19/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.