Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/7954 K.2017/2897
Özet: Mahkeme, sanığın temyiz talebinin kabul edilmesiyle, yokluğunda yapılan yargılamada savunma hakkının kısıtlanması ve ilgili kanun değişikliklerinin gerektirdiği yeniden değerlendirmeyi göz önünde bulundurarak 16/03/2017 tarihli oy birliği kararıyla mahkumiyet kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yokluğundan verilen hükmün, talimatla alınan ifadesinde bildirdiği adres yerine doğrudan mernis adresine tebliğ edildiği, yapılan tebliğatın bu haliyle usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilerek, temyiz talebinin reddine ilişkin 24/02/2016 tarihli ek kararın kaldırılması sureti ile yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1) Hüküm tarihinde aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın, duruşmaya getirtilmesi sağlanmadan, yokluğunda yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nin 193. ve 196. maddelerine aykırı olacak şekilde sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 16/03/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yokluğundan verilen hükmün, talimatla alınan ifadesinde bildirdiği adres yerine doğrudan mernis adresine tebliğ edildiği, yapılan tebliğatın bu haliyle usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilerek, temyiz talebinin reddine ilişkin 24/02/2016 tarihli ek kararın kaldırılması sureti ile yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
1) Hüküm tarihinde aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın, duruşmaya getirtilmesi sağlanmadan, yokluğunda yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nin 193. ve 196. maddelerine aykırı olacak şekilde sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, 16/03/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.