Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/6828 K.2017/2902
Özet: Uyuşmazlık, mahalli mahkemeden verilen mahkumiyet kararının infaz aşamasında denetimli serbestlik süresinin belirlenmesiyle ilgili olarak 5275 sayılı kanuna uygun olarak ele alınmıştır. Mahkeme, denetimli serbestlik süresini belirleme görevinin hükmü veren mahkeme yerine koşullu salıverme kararını veren mahkemeye ait olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar vermiş ve denetimli serbestlik süresinin kaldırılmasına hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
5275 Sayılı Kanun'un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nin 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden 1412 Sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince hükmün hükmün 2 numaralı fıkrasının TCK'nin 58/6 maddesinin uygulandığı 6. paragrafından“... cezasının infazından sonra 1 Yıl Denetimli Serbestlik Tedbirlerinin Uygulanmasına,” cümlesinden “1 yıl” ifadesinin çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/03/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine; Ancak;
5275 Sayılı Kanun'un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nin 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden 1412 Sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince hükmün hükmün 2 numaralı fıkrasının TCK'nin 58/6 maddesinin uygulandığı 6. paragrafından“... cezasının infazından sonra 1 Yıl Denetimli Serbestlik Tedbirlerinin Uygulanmasına,” cümlesinden “1 yıl” ifadesinin çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/03/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.