Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/463 K.2016/17536
Özet: (1) Mahkeme, sanıkların mağduru (katılan) ciddi kemik kırıkları, hayati tehlike, yüzünde sabit iz ve organ fonksiyonlarında kalıcı zayıflama yaratacak şekilde yaralamasının, TCK 86/1 maddesi kapsamında birden fazla nitelikli hal oluşturduğu ve cezanın orantılılık ilkesiyle üst sınırda belirlenmesi gerektiği hususlarını incelerken, TCK 53. maddesindeki yasal değişikliklerin de sanığın hak yoksunluklarını etkilediğini değerlendirir. (2) Bu nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görülerek, mahkemenin ilk kararı 13 Ekim 2016’da oybirliğiyle bozulmuş ve hüküm iptal edilmiştir.
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1) Katılanın yaralanmasına ilişkin...Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporda; sağ orbita içi duvarında, ethmoid kemikte çökme kırığı bulunduğu, yaralanmasının hayati tehlikeye sebebiyet verdiği, yüzünde sabit ize neden olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, vücudunda ağır derecede kemik kırığı oluşturduğunun tespit edilmesi karşısında, yaralanmanın niteliği, hedef alınan bölge, darbe sayısı gibi hususlar gözetilerek eylemin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdir ve muhakemesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
2) Katılanı hayati tehlike geçirecek, yüzünde sabit ize neden olacak, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak ve ağır derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralayan sanıklar hakkında TCK’nin 86/1 maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla nitelikli hal bulunması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşılırken, TCK 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi dikkate alınarak katılandaki vücut harabiyetide gözetilerek üst hadde yakın ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Sanıkların katılanı sopa ile yaralamaları nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin TCK'nın 86/3-e yerine 86/3-a olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; Ancak:
1) Katılanın yaralanmasına ilişkin...Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen raporda; sağ orbita içi duvarında, ethmoid kemikte çökme kırığı bulunduğu, yaralanmasının hayati tehlikeye sebebiyet verdiği, yüzünde sabit ize neden olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, vücudunda ağır derecede kemik kırığı oluşturduğunun tespit edilmesi karşısında, yaralanmanın niteliği, hedef alınan bölge, darbe sayısı gibi hususlar gözetilerek eylemin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdir ve muhakemesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre;
2) Katılanı hayati tehlike geçirecek, yüzünde sabit ize neden olacak, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak ve ağır derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralayan sanıklar hakkında TCK’nin 86/1 maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla nitelikli hal bulunması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşılırken, TCK 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi dikkate alınarak katılandaki vücut harabiyetide gözetilerek üst hadde yakın ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Sanıkların katılanı sopa ile yaralamaları nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin TCK'nın 86/3-e yerine 86/3-a olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 13.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.