Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/2960 K.2016/17765
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 19/06/2014 tarihli oturumda bildirdiği adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında tebliğin yapılmaması ve bu nedenle temyiz dilekçesinin kabul edilip mahkumiyetin yeniden değerlendirilmesidir. Mahkeme, temyizin reddine ilişkin ek kararı kaldırarak sanığın temyiz talebini kabul etmiş, ancak orantılılık ilkesine aykırı olarak cezanın (1/6) oranında artırılmasının eksik ceza olduğunu belirterek kararını bozma yapmadan sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Temyiz talebinin reddine, mahkumiyete dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yokluğunda verilen hükmün sanığın 19/06/2014 tarihli oturumda bildirdiği adresine 7201 sayılı Yasaya uygun biçimde tebliği gerekirken aynı Yasanın 21/2. maddesi uyarınca doğrudan mernis adresine yapılan 25/02/2015 tarihli tebliğ işleminin kanuna aykırı olması sebebiyle sanığın 26/05/2015 tarihli temyiz dilekçesi 7201 sayılı Tebligat Kanunun 32/2. maddesi uyarınca süresinde kabul edilerek temyizin reddine ilişkin 09/06/2015 tarihli ek kararın kaldırılması ve sanığın süresinde ve geçerli bir temyiz isteminde bulunduğunun kabulüyle yapılan incelemede; Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın (1/12)'den (6/12) oranına kadar artırılabileceğinin öngörülmüş olması karşısında, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak cezanın (1/6) oranında artırılması suretiyle sanığa eksik ceza verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 18.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Temyiz talebinin reddine, mahkumiyete dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yokluğunda verilen hükmün sanığın 19/06/2014 tarihli oturumda bildirdiği adresine 7201 sayılı Yasaya uygun biçimde tebliği gerekirken aynı Yasanın 21/2. maddesi uyarınca doğrudan mernis adresine yapılan 25/02/2015 tarihli tebliğ işleminin kanuna aykırı olması sebebiyle sanığın 26/05/2015 tarihli temyiz dilekçesi 7201 sayılı Tebligat Kanunun 32/2. maddesi uyarınca süresinde kabul edilerek temyizin reddine ilişkin 09/06/2015 tarihli ek kararın kaldırılması ve sanığın süresinde ve geçerli bir temyiz isteminde bulunduğunun kabulüyle yapılan incelemede; Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın (1/12)'den (6/12) oranına kadar artırılabileceğinin öngörülmüş olması karşısında, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak cezanın (1/6) oranında artırılması suretiyle sanığa eksik ceza verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 18.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.