Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/2102 K.2016/7587
**MAHKEMESİ:**Ağır Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında silahla neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
17.10.2013 tarihinde gece 03.00 sıralarında gerçekleştiği iddia edilen hırsızlığa teşebbüs suçuna yönelik olarak sanık savunması, 17.10.2013 tarihli olay yeri krokisinde müşteki ...'in yaralandığı yerin evin demir kapısından girildikten sonraki avluda gerçekleştiğini gösterir kan izlerinin bulunması, bina kapısında ve iç kapıda herhangibir zorlamanın bulunmaması, tanık ...'in kolluk ifadesinde ''sanığın eve hırsızlık amaçlı girmemiş olabileceğini'' ifade etmesi sanık savunmasında evin kızlarından birisi ile telefonla görüştükten sonra eve geldiğin belirtmesi ve bu görüşme ile ilgili bir araştırma yapılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair somut deliller denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/03/2016 gününde, suçun sübutu ile ilgili Başkan vekili ... 'nın ve üye ...'ın karşı oyu üzerine oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Olay günü geceleyin saat 03.00 dolaylarında Suriye uyruklu sanık ...'ın mağdura ait evin tuvalet camından içeri girip içerde mağdur ...'in sanığı fark ederek bağırması üzerine sanığın emanete kayıtlı bıçakla mağdurun karın nahiyesine vurup onu ağır şekilde yaraladığı sırada evde mevcut bulunan diğer mağdurlar tarafından sanığı elindeki bıçakla yakaladıkları dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında hırsızlık amacıyla eve girmediğini iddia edip...isimli bir kız arkadaşı bulunduğunu, onunla telefonda görüştüğünü, kendisini davet etmesi üzerine olay yerine geldiğini iddia etmişse de, dosya içeriğinde mevcut bulunan yüzleştirme tutanakları ve telefonla görüşme iddiaları hiçbir maddi delille doğrulanmadığından sanığın hırsızlığa teşebbüs amacı ile içeri girdiği anlaşılmış, mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamdeki düşünce gibi hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan çoğunluk görüşünün 2 numaralı bozma düşüncesine katılmamaktayız.
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında silahla neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
17.10.2013 tarihinde gece 03.00 sıralarında gerçekleştiği iddia edilen hırsızlığa teşebbüs suçuna yönelik olarak sanık savunması, 17.10.2013 tarihli olay yeri krokisinde müşteki ...'in yaralandığı yerin evin demir kapısından girildikten sonraki avluda gerçekleştiğini gösterir kan izlerinin bulunması, bina kapısında ve iç kapıda herhangibir zorlamanın bulunmaması, tanık ...'in kolluk ifadesinde ''sanığın eve hırsızlık amaçlı girmemiş olabileceğini'' ifade etmesi sanık savunmasında evin kızlarından birisi ile telefonla görüştükten sonra eve geldiğin belirtmesi ve bu görüşme ile ilgili bir araştırma yapılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair somut deliller denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmeden mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/03/2016 gününde, suçun sübutu ile ilgili Başkan vekili ... 'nın ve üye ...'ın karşı oyu üzerine oy çokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Olay günü geceleyin saat 03.00 dolaylarında Suriye uyruklu sanık ...'ın mağdura ait evin tuvalet camından içeri girip içerde mağdur ...'in sanığı fark ederek bağırması üzerine sanığın emanete kayıtlı bıçakla mağdurun karın nahiyesine vurup onu ağır şekilde yaraladığı sırada evde mevcut bulunan diğer mağdurlar tarafından sanığı elindeki bıçakla yakaladıkları dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında hırsızlık amacıyla eve girmediğini iddia edip...isimli bir kız arkadaşı bulunduğunu, onunla telefonda görüştüğünü, kendisini davet etmesi üzerine olay yerine geldiğini iddia etmişse de, dosya içeriğinde mevcut bulunan yüzleştirme tutanakları ve telefonla görüşme iddiaları hiçbir maddi delille doğrulanmadığından sanığın hırsızlığa teşebbüs amacı ile içeri girdiği anlaşılmış, mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamdeki düşünce gibi hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan çoğunluk görüşünün 2 numaralı bozma düşüncesine katılmamaktayız.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.