Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/17820 K.2017/9206
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkemenin sanığa diktiği silahla tehdit suçundan hapis cezasını belirlendikten sonra, delil değerlendirme ve gerekçe yazımındaki eksiklikler nedeniyle bozmaya karar verilmesidir. (2) Mahkeme, sanığa verilen 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasını, tanık anlatımlarının değerlendirilmesini ve gerekçenin eksik olmasını gerekçelendirmek için 20/06/2017’de oybirliğiyle bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Bozmadan önce sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan "2 yıl 9 ay 10 gün" hapis cezasına hükmedildiği, dairemizin 30/04/2014 tarihli kararı ile "... olayın esasına ilişkin beyanda bulunan ... ve...'ın anlatımlarının ise hükmün gerekçesinde hiçbir şekilde değerlendirilmediği...", "... tanık anlatımlarına ilişkin olarak da hangi anlatımın hangi nedenlerle diğerine üstün tutulduğu ve diğer anlatımların neden kabul edilmediği hükmün gerekçesinde gösterilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken, olayın başlangıcı, gelişimi ve sona erme biçimine ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulunan ... ve ...'ın anlatımları, bu yöntem ile değerlendirilip sonuca göre sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinin uygulama koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi..." yönünden bozulduğu, bozmadan sonra mahkeme tarafından bozma ilamına uyulmasına veya direnilmesine ilişkin bir karar verilmemesi,
2) Anayasanın 141/3, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 34/1, 230, 1412 sayılı C.Y.Y.'nın 308/7 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, bu açıdan gerekçelerde denetleme işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarıyla diğer kanıtlara ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılmasının gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda, Mahkemece belirtilen ilkelere uyulmadan ve anılan yasal hükümler gözetilmeden, hangi tanıklara ne sebeple itibar edildiği, tanıklar ... ve ...'nin beyanlarına itibar edilip edilmediği hususlarına hiç değinilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Bozmadan önce sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan "2 yıl 9 ay 10 gün" hapis cezasına hükmedildiği, dairemizin 30/04/2014 tarihli kararı ile "... olayın esasına ilişkin beyanda bulunan ... ve...'ın anlatımlarının ise hükmün gerekçesinde hiçbir şekilde değerlendirilmediği...", "... tanık anlatımlarına ilişkin olarak da hangi anlatımın hangi nedenlerle diğerine üstün tutulduğu ve diğer anlatımların neden kabul edilmediği hükmün gerekçesinde gösterilerek bir sonuca ulaşılması gerekirken, olayın başlangıcı, gelişimi ve sona erme biçimine ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulunan ... ve ...'ın anlatımları, bu yöntem ile değerlendirilip sonuca göre sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinin uygulama koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi..." yönünden bozulduğu, bozmadan sonra mahkeme tarafından bozma ilamına uyulmasına veya direnilmesine ilişkin bir karar verilmemesi,
2) Anayasanın 141/3, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 34/1, 230, 1412 sayılı C.Y.Y.'nın 308/7 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, bu açıdan gerekçelerde denetleme işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarıyla diğer kanıtlara ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılmasının gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda, Mahkemece belirtilen ilkelere uyulmadan ve anılan yasal hükümler gözetilmeden, hangi tanıklara ne sebeple itibar edildiği, tanıklar ... ve ...'nin beyanlarına itibar edilip edilmediği hususlarına hiç değinilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.