Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/15216 K.2017/103
Özet: Uyuşmazlık konusu, aynı suçtan yargılanan sanıkların ayrı ayrı savunucularla temsil edilmesi gerektiği halde tek bir avukat tarafından savunulmasının menfaat çatışması ve savunma zaafiyetine yol açıp mahkumiyet kararını bozacak nitelikte olup olmadığıdır. Mahkeme, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını kabul ederek 07.06.2016 tarihli onama kararı kaldırmış ve sanıkların mahkumiyet kararlarını bozmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair
Dairemizin 07.06.2016 tarih ve 2015/32360 Esas - 2016/13562 sayılı onama Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.09.2016 tarih ve 2014/8924 sayılı itiraznamesi ile özetle; sanıkların suçu kabul etmediğini, suça katılmadıklarını söylemeleri karşısında, her bir sanığın başka başka avukat tarafından savunulması durumunda yapılacak savunma diğer sanık veya sanıkları suçlayıcı nitelikte olabileceği, bu durumun çıkar çatışması, savunmada zaafiyet oluşturduğu, sanıkların aynı avukat ile savunulmasının çıkar çatışması ve savunmada zaafiyet yaratması nedeniyle sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle Dairemizin 07.06.2016 tarih ve 2015/32360 Esas - 2016/13562 sayılı onama Kararının kaldırılarak hükümlerin bozulmasına karar verilmesi talebiyle dosyanın 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanunun 101. maddesi gereğince itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 07.06.2016 tarih ve 2015/32360 Esas - 2016/13562 sayılı onama Kararının KALDIRILMASINA,
Sanıklar hakkında mağdur ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık veya sanıklar yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığının kabulü gerektiği; somut olayımızda aynı suçtan yargılanan sanıklar ..., ..., ..., ... arasında savunma yönünden menfaat çatışması oluştuğu gözetilmeden, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine hüküm anına kadar aynı müdafii tarafından savunulmaları suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK'nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, aynı yasanın 326/son maddesi gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 16.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetine dair
Dairemizin 07.06.2016 tarih ve 2015/32360 Esas - 2016/13562 sayılı onama Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.09.2016 tarih ve 2014/8924 sayılı itiraznamesi ile özetle; sanıkların suçu kabul etmediğini, suça katılmadıklarını söylemeleri karşısında, her bir sanığın başka başka avukat tarafından savunulması durumunda yapılacak savunma diğer sanık veya sanıkları suçlayıcı nitelikte olabileceği, bu durumun çıkar çatışması, savunmada zaafiyet oluşturduğu, sanıkların aynı avukat ile savunulmasının çıkar çatışması ve savunmada zaafiyet yaratması nedeniyle sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı gerekçesiyle Dairemizin 07.06.2016 tarih ve 2015/32360 Esas - 2016/13562 sayılı onama Kararının kaldırılarak hükümlerin bozulmasına karar verilmesi talebiyle dosyanın 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanunun 101. maddesi gereğince itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 07.06.2016 tarih ve 2015/32360 Esas - 2016/13562 sayılı onama Kararının KALDIRILMASINA,
Sanıklar hakkında mağdur ...'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık veya sanıklar yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda menfaat uyuşmazlığının kabulü gerektiği; somut olayımızda aynı suçtan yargılanan sanıklar ..., ..., ..., ... arasında savunma yönünden menfaat çatışması oluştuğu gözetilmeden, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine hüküm anına kadar aynı müdafii tarafından savunulmaları suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1 ve 5271 sayılı CMK'nin 152. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, aynı yasanın 326/son maddesi gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 16.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.