Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/14798 K.2017/9748
Özet: Uyuşmazlık, adli sicil kaydında bulunan kaçak elektrik kullanmak suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin uygulanacak gecikme ve tazminat hükümlerinin hukuk açısından geçerliliği ve yeni yasaların etkisi ile ilgilidir. Mahkeme, sanığın belirlenen koşullara uyup tazminatı yapmadığını inceleyip, ilgili maddelerin değiştirilmesi kararıyla mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Sanığın adli sicil kaydında bulunan kaçak elektirik kullanmak suçundan mahkûmiyetine ilişkin ceza hükmü ile ilgili olarak, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 2/2. maddesi ile "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar" hükmünün getirilmesi karşısında, zararın tamamen tazmin edilip edilmediği hususunun mahkemesinden sorularak sonucuna göre bu ilamın CMK'nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve TCK'nin 51. maddesindeki ertelemeye engel olup olmadığı yönünden yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1) Sanığın adli sicil kaydında bulunan kaçak elektirik kullanmak suçundan mahkûmiyetine ilişkin ceza hükmü ile ilgili olarak, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun Geçici 2/2. maddesi ile "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar" hükmünün getirilmesi karşısında, zararın tamamen tazmin edilip edilmediği hususunun mahkemesinden sorularak sonucuna göre bu ilamın CMK'nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve TCK'nin 51. maddesindeki ertelemeye engel olup olmadığı yönünden yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı ile TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.