Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/9868 K.2014/3306
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın kızı tarafından yapılan tokatla basit yaralanma nedeniyle verilen cezanın 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca belirlenmesi ve ilgili kanun hükmünün uygulanması konusundaki temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, sanığın kızı tarafından yapılan tokatla basit yaralanma olayında temel cezanın alt‑üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılacağını belirterek, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca uygun bir ceza tayini yapılmasını ve ilgili kararın bozulması gerektiğini hükmeder.
Tebliğname No: 2 - 2011/159159
MAHKEMESİ: Urla Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 08/11/2010
NUMARASI: 2009/580 (E) ve 2010/544 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Diğer itirazların reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nin Anayasa Komisyonu gerekçesinde belirtildiği üzere adı geçen Kanunun 61. maddesi ile cezanı belirlenmesinde izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konmuştur. Buna göre, somut olayda suç tanımında belirlenen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Yine aynı kanunun 3. maddesinde belirtildiği üzere “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur:” amir hükümde naza alınacaktır.
Buna göre, sanık hakkında hükmolunacak temel ceza 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesinde belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler belirtilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, sanığın kızı olan müşteki tokat atarak basit şekilde yaraladığı olayda temel ceza belirlenirken, yasada yer alan terimlerin tekrarı ile yetinilmek suretiyle eksik ve yerinde olmayan gerekçelerle işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde en üst sınırdan ceza tayini,
2) 26.04.2010 tarihli duruşmaya katılan şikayet dilekçesi veren müşteki mağdur Y.. I..'ın, kimlik bilgileri tespit edilmeden ifadesinin alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.01.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Urla Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 08/11/2010
NUMARASI: 2009/580 (E) ve 2010/544 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Diğer itirazların reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nin Anayasa Komisyonu gerekçesinde belirtildiği üzere adı geçen Kanunun 61. maddesi ile cezanı belirlenmesinde izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konmuştur. Buna göre, somut olayda suç tanımında belirlenen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Yine aynı kanunun 3. maddesinde belirtildiği üzere “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur:” amir hükümde naza alınacaktır.
Buna göre, sanık hakkında hükmolunacak temel ceza 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesinde belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler belirtilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, sanığın kızı olan müşteki tokat atarak basit şekilde yaraladığı olayda temel ceza belirlenirken, yasada yer alan terimlerin tekrarı ile yetinilmek suretiyle eksik ve yerinde olmayan gerekçelerle işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde en üst sınırdan ceza tayini,
2) 26.04.2010 tarihli duruşmaya katılan şikayet dilekçesi veren müşteki mağdur Y.. I..'ın, kimlik bilgileri tespit edilmeden ifadesinin alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.01.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.