Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/6569 K.2012/10596
Müessir fiil suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/1, 457/1, 59, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 ve 6.maddeleri uyarınca 1.454.000.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2003 tarihli ve 2002/817 esas, 2003/141 sayılı tecilli ilamın,sanığın deneme süresi içinde yeni bir suç işlediği anlaşıldığından aynen infazına dair aynı mahkemenin 13.05.2009 tarihli ve 2002/817 esas, 2003/141 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 23.11.2011 tarih ve 2011/14737-59485 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.01.2012 tarih ve 2011/399016 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,sanığın evvelce ertelenmiş olan adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51/7. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmiş ise de, anılan Kanun da hapis cezalarının ertelenmesine ilişkin düzenlemenin yer aldığı, maddede para cezalarının ertelenmesine dair bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden,sanığın önceden işlemiş olduğu suç sebebiyle hakkında hükmedilen erteli para cezasının aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesi 03.02.2003 tarih ve 2002/817 esas ve 2003/141 sayılı kararı ile sanık hakkında sonuç itibariyle 1.454.000.000 Türk Lirası ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6.maddesi gereğince ertelenmesine karar vermiş,sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle aynı mahkeme tarafından 13.05.2009 tarih ve 2002/817 esas, 2003/141 sayılı ek kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95/2. maddesi gereğince aynen infazına karar verdiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2011 tarih ve 2011/183 esas ve 2011/304 sayılı kararında “Erteli cezanın aynen infazı 765 sayılı TCY’nın 95. maddesinin ikinci fıkrasında; “...Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur”,
5237 sayılı TCY'nın 51. maddesinin yedinci fıkrasında ise; “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Kesinleşmiş olmak koşuluyla hükmolunan cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesi durumunda, 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesine göre, sanığın hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde önceki verilen ceza türünden, bir cezaya ya da hapis cezasına mahkûm olması halinde, aynen infazına karar verilmesi gerekmektedir. Deneme süresi içinde işlenen suçun 5237 sayılı TCY'nın yürürlüğe girmesinden sonra işlenmiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır.” denmektedir.
Sanığın önceki cezasının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu nazara alındığında, aynen infaz kararının karma uygulama olmaması açısından 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesi uyarınca verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden REDDİNE, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,sanığın evvelce ertelenmiş olan adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51/7. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmiş ise de, anılan Kanun da hapis cezalarının ertelenmesine ilişkin düzenlemenin yer aldığı, maddede para cezalarının ertelenmesine dair bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden,sanığın önceden işlemiş olduğu suç sebebiyle hakkında hükmedilen erteli para cezasının aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Antalya 6.Asliye Ceza Mahkemesi 03.02.2003 tarih ve 2002/817 esas ve 2003/141 sayılı kararı ile sanık hakkında sonuç itibariyle 1.454.000.000 Türk Lirası ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6.maddesi gereğince ertelenmesine karar vermiş,sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle aynı mahkeme tarafından 13.05.2009 tarih ve 2002/817 esas, 2003/141 sayılı ek kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95/2. maddesi gereğince aynen infazına karar verdiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2011 tarih ve 2011/183 esas ve 2011/304 sayılı kararında “Erteli cezanın aynen infazı 765 sayılı TCY’nın 95. maddesinin ikinci fıkrasında; “...Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur”,
5237 sayılı TCY'nın 51. maddesinin yedinci fıkrasında ise; “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Kesinleşmiş olmak koşuluyla hükmolunan cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesi durumunda, 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesine göre, sanığın hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde önceki verilen ceza türünden, bir cezaya ya da hapis cezasına mahkûm olması halinde, aynen infazına karar verilmesi gerekmektedir. Deneme süresi içinde işlenen suçun 5237 sayılı TCY'nın yürürlüğe girmesinden sonra işlenmiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır.” denmektedir.
Sanığın önceki cezasının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu nazara alındığında, aynen infaz kararının karma uygulama olmaması açısından 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesi uyarınca verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden REDDİNE, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.