Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/3642 K.2012/30988
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıkların kararı temyiz dilekçeleri içeriğinden sanık sıfatıyla temyiz ettikleri değerlendirilmekle sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamenin 2/a-b numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanıkların kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olmasına göre ayrıca 5237 saylı yasanın 53. maddesi uyarınca belli haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, infaz aşamasında yasal zorunluluk gereği dikkate alınacağından bozma sebebi sayılmamıştır.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2002/4-238 esas ve 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, müşteki ve sanığın birbirleriyle çelişen anlatımları dışında ilk haksız saldırının hangisi tarafından yapılıp, kavgayı kimin başlattığının kesin bir biçimde saptanamadığı hallerde gerek Ceza Genel Kurulunun gerek Özel Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinden şüpheli kalan bu halden sanıkların yararlandırılması suretiyle etkili eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilerek cezalarından indirim yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen “ hangi sanığın önce diğerini bıçakladığı belirlenemediğinden” şeklinde yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında tahrik hükümlerinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıkların kararı temyiz dilekçeleri içeriğinden sanık sıfatıyla temyiz ettikleri değerlendirilmekle sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamenin 2/a-b numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanıkların kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olmasına göre ayrıca 5237 saylı yasanın 53. maddesi uyarınca belli haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, infaz aşamasında yasal zorunluluk gereği dikkate alınacağından bozma sebebi sayılmamıştır.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2002/4-238 esas ve 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, müşteki ve sanığın birbirleriyle çelişen anlatımları dışında ilk haksız saldırının hangisi tarafından yapılıp, kavgayı kimin başlattığının kesin bir biçimde saptanamadığı hallerde gerek Ceza Genel Kurulunun gerek Özel Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemediğinden şüpheli kalan bu halden sanıkların yararlandırılması suretiyle etkili eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilerek cezalarından indirim yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen “ hangi sanığın önce diğerini bıçakladığı belirlenemediğinden” şeklinde yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde sanıklar hakkında tahrik hükümlerinin uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.