Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/2979 K.2013/7987
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...
**HÜKÜM:** Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Oluşa ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun babasına ait evin bir odasında, suça sürüklenen çocuk ..., katılan mağdur ..., tanık çocuklar ..., ..., ... ve ...'nın beraber oturdukları sırada, tanık ...'ın yanında getirdiği oyuncak tabancayı suça sürüklenen çocuk ...'e gösterdiği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun duvarda asılı bulunan babasına ait av tüfeğini alarak önce ...'a doğru yönelttiği, tanık...'in korkarak evden çıktığı, suça sürüklenen çocuğun daha sonra tüfeği tanık ...'nın ensesine dayayıp, iki defa tüfeğin tetiğine bastığı, ancak tüfekte fişek bulunmadığı için tüfeğin patlamadığı, suça sürüklenen çocuğun daha sonra tüfeğe fişek koyup, tüfeği katılan mağdur ...'a doğru tutarak, tüfeğin tetiğine bastığı, tüfeğin patlaması sonucu, saçmaların katılan mağdurun kulağına ve yüzüne isabet etmesi neticesinde, katılan mağdurun hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yüzde daimi değişikliğe neden olacak şekilde yaralanması eyleminde, yaralama bilinciyle davranan suça sürüklenen çocuğun eyleminin tüm sonuçlarından sorumlu tutulması gerektiği, suça sürüklenen çocuğun eyleminin silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu düşünülmeden, uygulama yeri bulunmayan olası kastla 5237 sayılı TCK'nin 21/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa tayin edilen cezadan indirim yapılmak suretiyle suç niteliğinde hataya düşülmesi,
2) Katılan mağdurun, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 12/04/2010 tarihli geçici raporunda ''duyularından ve organlarından birinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığının belirlenmesi için olay tarihinden 18 ay sonra muayene edilmesi gerektiği...'' yönünde olduğu anlaşılmakla, bu hususta kat'i rapor alınmadan hüküm kurulması,
3) Kabule göre;
Suça sürüklenen çocuğun yaralama suçunu olası kastla işlediği kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK’nin 61/1. maddesine göre temel ceza belirlendikten sonra, TCK'nin 2. fıkrası uyarınca cezasından TCK'nin 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç için öngörülen cezada indirim yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...
**HÜKÜM:** Suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Oluşa ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun babasına ait evin bir odasında, suça sürüklenen çocuk ..., katılan mağdur ..., tanık çocuklar ..., ..., ... ve ...'nın beraber oturdukları sırada, tanık ...'ın yanında getirdiği oyuncak tabancayı suça sürüklenen çocuk ...'e gösterdiği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuğun duvarda asılı bulunan babasına ait av tüfeğini alarak önce ...'a doğru yönelttiği, tanık...'in korkarak evden çıktığı, suça sürüklenen çocuğun daha sonra tüfeği tanık ...'nın ensesine dayayıp, iki defa tüfeğin tetiğine bastığı, ancak tüfekte fişek bulunmadığı için tüfeğin patlamadığı, suça sürüklenen çocuğun daha sonra tüfeğe fişek koyup, tüfeği katılan mağdur ...'a doğru tutarak, tüfeğin tetiğine bastığı, tüfeğin patlaması sonucu, saçmaların katılan mağdurun kulağına ve yüzüne isabet etmesi neticesinde, katılan mağdurun hayati tehlike geçirmeyecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yüzde daimi değişikliğe neden olacak şekilde yaralanması eyleminde, yaralama bilinciyle davranan suça sürüklenen çocuğun eyleminin tüm sonuçlarından sorumlu tutulması gerektiği, suça sürüklenen çocuğun eyleminin silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu düşünülmeden, uygulama yeri bulunmayan olası kastla 5237 sayılı TCK'nin 21/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa tayin edilen cezadan indirim yapılmak suretiyle suç niteliğinde hataya düşülmesi,
2) Katılan mağdurun, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden alınan 12/04/2010 tarihli geçici raporunda ''duyularından ve organlarından birinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığının belirlenmesi için olay tarihinden 18 ay sonra muayene edilmesi gerektiği...'' yönünde olduğu anlaşılmakla, bu hususta kat'i rapor alınmadan hüküm kurulması,
3) Kabule göre;
Suça sürüklenen çocuğun yaralama suçunu olası kastla işlediği kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK’nin 61/1. maddesine göre temel ceza belirlendikten sonra, TCK'nin 2. fıkrası uyarınca cezasından TCK'nin 21/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç için öngörülen cezada indirim yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.