Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/28205 K.2013/16248
Özet: Uyuşmazlık, katılan sanıkların kasten yaralama ve hakaret eylemlerinden dolayı mahkumiyetlerine karşı açılmış temyiz başvurularıdır; Mahkeme, tüm temyiz taleplerini reddederek, sanıkların kasten yaralama suçlarından mahkumiyetlerini onaylamış ve hakaret suçundan verilen ceza vermekten vazgeçilmesini sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Katılan sanık ...'in ve mağdur sanık ...'in kasten yaralama eylemlerinden mahkumiyetlerine; sanık ...'ın katılan sanık ...'i kasten yaralama eyleminden ve ... ve ...'e yönelik hakaret eylemlerinden ceza vermekten vazgeçilmesine, mağdur sanık ...'e yönelik kasten yaralama eyleminden beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ...'ın katılan ...'e yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3-b maddesi ile değişik 1412 sayılı yasanın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, aynı yasanın 317. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak katılan vekilinin TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE,
2) Sanık ...'ın, mağdur ...'e yönelik hakaret suçundan verilen ceza vermekten vazgeçilmesine dair karar ile kasten yaralama suçundan verilen beraat kararı yönünden:
Sanıktan şikayetçi olmayan mağdur vekilinin, katılan sıfatının bulunmaması nedeniyle, kararı temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak mağdur vekilinin TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE,
3) Sanık ...'in mağdur ...'a yönelik eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Mağdur ...'ın, 25/12/2007 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı'nda verdiği ifadesinde ve sanıklar ... ile ...'in de bulunduğu 06/02/2008 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde, sanık ...'in, kendisinin koluna, karnına ve bacağına; sanık ...'in de koluna vurduğunu beyan ettiği, mağdur ...'ın da, sanıkların bulunduğu 06/03/2008 tarihli duruşmada, sanık ...'in abisinin (mağdur ...) karnına bıçakla vurduğunu beyan ettiği; sanık ...'in, savunmasında kendisi yerde iken çakı bıçağını rastgele 3-4 kez salladığını kabul ettiği, mağdur ...'ın adli raporunda mağdurun karnına aldığı darbe ile safra kesesinin alındığı ve bu nedenle organ kaybının meydana geldiği anlaşılmakla tebliğnamedeki aksi yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Mahkemenin, haksız tahrik hususunu tartışarak, ilk haksız hareketin sanık ...'den geldiğinin kabul edildiği, dosya kapsamına göre, mahkemenin gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemekle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
4) Sanık ...'in, mağdur ...'a yönelik eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında, kendisinin kimseye vurmadığını, kimsenin de kendisine vurmadığını, kendisi olay yerine gittiğinde kavganın bittiğini ve mağdurun nasıl yaralandığını bilmediğini beyan ettiği, dosya kapsamına göre de mağdur ...'dan kaynaklanan haksız tahrike neden olacak bir eylem bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
5) Sanık ...'in, mağdur ...'a yönelik eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında, kendisinin kimseye vurmadığını, kimsenin de kendisine vurmadığını, kendisi olay yerine gittiğinde kavganın bittiğini ve mağdurun nasıl yaralandığını bilmediğini beyan ettiği, dosya kapsamına göre de mağdur ...'dan kaynaklanan haksız tahrike neden olacak bir eylem bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık müdafiinin talep etmesine ve sanığın, ertelemeye engel adli sicil kaydının bulunmamasına rağmen erteleme hususunda bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
6) Sanık ...'ın, katılan ...'e yönelik hakaret eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Karşılıklı hakaret nedeniyle faile ceza verilmemesi halinde CMK'nin 223/4-c maddesi uyarınca, doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ilk önce TCK'nin 125/1 ve 62. maddeleri uyarınca hapis cezasının verilip, daha sonra TCK'nin 129/3. maddesi uyarınca hapis cezasının ortadan kaldırılarak, ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesi,
b) CMK'nin 324, 325, ve 328. maddeleri uyarınca kendini bir vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Katılan sanık ...'in ve mağdur sanık ...'in kasten yaralama eylemlerinden mahkumiyetlerine; sanık ...'ın katılan sanık ...'i kasten yaralama eyleminden ve ... ve ...'e yönelik hakaret eylemlerinden ceza vermekten vazgeçilmesine, mağdur sanık ...'e yönelik kasten yaralama eyleminden beraatine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık ...'ın katılan ...'e yönelik kasten yaralama eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3-b maddesi ile değişik 1412 sayılı yasanın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, aynı yasanın 317. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak katılan vekilinin TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE,
2) Sanık ...'ın, mağdur ...'e yönelik hakaret suçundan verilen ceza vermekten vazgeçilmesine dair karar ile kasten yaralama suçundan verilen beraat kararı yönünden:
Sanıktan şikayetçi olmayan mağdur vekilinin, katılan sıfatının bulunmaması nedeniyle, kararı temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak mağdur vekilinin TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE,
3) Sanık ...'in mağdur ...'a yönelik eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Mağdur ...'ın, 25/12/2007 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı'nda verdiği ifadesinde ve sanıklar ... ile ...'in de bulunduğu 06/02/2008 tarihli duruşmada verdiği ifadesinde, sanık ...'in, kendisinin koluna, karnına ve bacağına; sanık ...'in de koluna vurduğunu beyan ettiği, mağdur ...'ın da, sanıkların bulunduğu 06/03/2008 tarihli duruşmada, sanık ...'in abisinin (mağdur ...) karnına bıçakla vurduğunu beyan ettiği; sanık ...'in, savunmasında kendisi yerde iken çakı bıçağını rastgele 3-4 kez salladığını kabul ettiği, mağdur ...'ın adli raporunda mağdurun karnına aldığı darbe ile safra kesesinin alındığı ve bu nedenle organ kaybının meydana geldiği anlaşılmakla tebliğnamedeki aksi yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Mahkemenin, haksız tahrik hususunu tartışarak, ilk haksız hareketin sanık ...'den geldiğinin kabul edildiği, dosya kapsamına göre, mahkemenin gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemekle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
4) Sanık ...'in, mağdur ...'a yönelik eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında, kendisinin kimseye vurmadığını, kimsenin de kendisine vurmadığını, kendisi olay yerine gittiğinde kavganın bittiğini ve mağdurun nasıl yaralandığını bilmediğini beyan ettiği, dosya kapsamına göre de mağdur ...'dan kaynaklanan haksız tahrike neden olacak bir eylem bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
5) Sanık ...'in, mağdur ...'a yönelik eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında, kendisinin kimseye vurmadığını, kimsenin de kendisine vurmadığını, kendisi olay yerine gittiğinde kavganın bittiğini ve mağdurun nasıl yaralandığını bilmediğini beyan ettiği, dosya kapsamına göre de mağdur ...'dan kaynaklanan haksız tahrike neden olacak bir eylem bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık müdafiinin talep etmesine ve sanığın, ertelemeye engel adli sicil kaydının bulunmamasına rağmen erteleme hususunda bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
6) Sanık ...'ın, katılan ...'e yönelik hakaret eyleminden kurulan hüküm yönünden:
Diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Karşılıklı hakaret nedeniyle faile ceza verilmemesi halinde CMK'nin 223/4-c maddesi uyarınca, doğrudan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ilk önce TCK'nin 125/1 ve 62. maddeleri uyarınca hapis cezasının verilip, daha sonra TCK'nin 129/3. maddesi uyarınca hapis cezasının ortadan kaldırılarak, ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesi,
b) CMK'nin 324, 325, ve 328. maddeleri uyarınca kendini bir vekille temsil ettiren katılan lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.