Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/24775 K.2013/22976
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın adresi ve tebligat usulsüzlüğü nedeniyle eski hale getirme talebinin kabul edilip 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanmaması konusundaki temyizidir; (2) Mahkeme, Yargıtay’ın yetkisini tanıyarak sanığın tebligatının usulsüz olduğunu belirterek eski hale getirme talebini kabul etti ve 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanmamasını bozmadan mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nin 42/1. maddesinde yer alan "süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecekse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir" şeklindeki hüküm karşısında sanık müdafiinin temyiz süresine ilişkin eski hale getirme talebi konusunda karar verme yetkisi Yargıtay'a ait olup yerel mahkemenin bu konuda verdiği 05/07/2011 ve 08/07/2011 tarihli ek kararları hukukî değerden yoksun bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanığın hazırlık aşamasındaki ifadesinde “... Mah. Kasap Ahmet Sok. No: 70 ve ... Mah. ... Bulvarı No:42/2” adresini bildirmesine karşın iddianamede sanığın bildirdiği adresler dışında “... Mah. Kasap ... Sok. No.34” adresinin yazıldığı, sanık hakkında zorla getirme kararında sanığın No:34 değil 134 adresinde ikamet ettiği belirtildiği halde sanığın ... Mah. ... Sok. No:34 adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine tebligat yapılarak kararın kesinleştirildiği, sanığın bildirdiği adresler dışına yapılan tebligat usulsüz olduğundan sanık müdafiinin eski hale getirme talebi kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı olmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Mağdur hakkında Özel ... Hastanesince düzenlenen 21/01/2009 tarihli adli raporda geçici raporda “sağda mandibula üzerinde 8 cmlik yüzeysel kesi, yüzde yüzeysel kesi olduğu, yaraların kesici aletle oluştuğu, yüzde sabit ize neden olabileceği ” olduğu belirtilmesi karşısında, mağdurun yüzündeki yaraların yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda olay tarihinden 6 ay sonra yeniden rapor aldırılarak rapor sonucuna göre görev hususu da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gözetilmek suretiyle istem gibi BOZULMASINA, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nin 42/1. maddesinde yer alan "süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecekse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir" şeklindeki hüküm karşısında sanık müdafiinin temyiz süresine ilişkin eski hale getirme talebi konusunda karar verme yetkisi Yargıtay'a ait olup yerel mahkemenin bu konuda verdiği 05/07/2011 ve 08/07/2011 tarihli ek kararları hukukî değerden yoksun bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanığın hazırlık aşamasındaki ifadesinde “... Mah. Kasap Ahmet Sok. No: 70 ve ... Mah. ... Bulvarı No:42/2” adresini bildirmesine karşın iddianamede sanığın bildirdiği adresler dışında “... Mah. Kasap ... Sok. No.34” adresinin yazıldığı, sanık hakkında zorla getirme kararında sanığın No:34 değil 134 adresinde ikamet ettiği belirtildiği halde sanığın ... Mah. ... Sok. No:34 adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine tebligat yapılarak kararın kesinleştirildiği, sanığın bildirdiği adresler dışına yapılan tebligat usulsüz olduğundan sanık müdafiinin eski hale getirme talebi kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı olmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Mağdur hakkında Özel ... Hastanesince düzenlenen 21/01/2009 tarihli adli raporda geçici raporda “sağda mandibula üzerinde 8 cmlik yüzeysel kesi, yüzde yüzeysel kesi olduğu, yaraların kesici aletle oluştuğu, yüzde sabit ize neden olabileceği ” olduğu belirtilmesi karşısında, mağdurun yüzündeki yaraların yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda olay tarihinden 6 ay sonra yeniden rapor aldırılarak rapor sonucuna göre görev hususu da değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gözetilmek suretiyle istem gibi BOZULMASINA, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.