Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/22749 K.2012/43294
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen hükmün denetim süresi ve koşullu salıverme kararıyla ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazdır; Mahkeme, başsavcılığın itirazını kabul ederek 2011/23826 Esas, 2012/15157 sayılı bozma kararını kaldırmış ve hükmün 4/2 paragrafının çıkarılmasıyla birlikte kalan bölümlerin aynen korunarak düzeltilip onandığını belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 11.04.2012 tarih 2011/ 23826 Esas, 2012/15157 sayılı bozma Kararına karşı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 04/07/2012 tarih ve 224797 sayılı itiraznamesi ile; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi yanlış yanlış isede usul ekonomisi açısından kararın düzeltilerek onanması gerektiği” düşüncesiyle; Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak düzeltilerek onanması talebiyle itiraz isteminde bulunularak Daireye gönderilmekle;
05.07.2012 ... ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ile aynı Yasanın 101. maddesi ile de 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 5. maddenin verdiği yetkiye dayanılarak Dairemize gönderilen dosya hakkında;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2) Dairemizin 11.04.2012 tarih 2011/ 23826 Esas, 2012/15157 sayılı bozma Kararının kaldırılmasına,
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükmün 4/2 paragrafının çıkarılması, kalan bölümlerin aynen korunmasıs suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 11.04.2012 tarih 2011/ 23826 Esas, 2012/15157 sayılı bozma Kararına karşı; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 04/07/2012 tarih ve 224797 sayılı itiraznamesi ile; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi yanlış yanlış isede usul ekonomisi açısından kararın düzeltilerek onanması gerektiği” düşüncesiyle; Dairemiz bozma ilamının kaldırılarak düzeltilerek onanması talebiyle itiraz isteminde bulunularak Daireye gönderilmekle;
05.07.2012 ... ve 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ile aynı Yasanın 101. maddesi ile de 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 5. maddenin verdiği yetkiye dayanılarak Dairemize gönderilen dosya hakkında;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2) Dairemizin 11.04.2012 tarih 2011/ 23826 Esas, 2012/15157 sayılı bozma Kararının kaldırılmasına,
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında kanunun 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükmün 4/2 paragrafının çıkarılması, kalan bölümlerin aynen korunmasıs suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.12.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.