Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/22305 K.2012/26783
Özet: (1) Uyuşmazlık, Düzce 2.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2005’teki hafif para cezası infazı sırasında yürürlüğe giren yeni kanun hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, Adalet Bakanlığı’nın 2012’de kanun yararına bozma istemiyle ilgili olarak dava zamanaşımı nedeniyle kararın düşürülmesi talebidir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010 kararını 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesine göre kanun yararına bozdu ve ilgili işlemleri mahallenin yerine getirmesini emrederek dosyayı başsavcılıkta tutmaya karar verdi.
Silahla müessir fiil, mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanık ...'ın,765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/4,457/1,55/3,572/1,647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4.maddeleri gereğince 193.870.310 Türk Lirası hafif para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Düzce 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 16.10.2002 tarihli ve 2002/491 esas,2002/519 sayılı ceza kararnamesinin infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,765 sayılı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince dava zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8.maddesine göre ayrı ayrı düşürülmesine ilişkin aynı mahkemenin 09.06.2010 tarihli ve 2010/690 Esas-2010/608 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 18.04.2012 tarih ve 2012/6567-23488 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.05.2012 tarih ve 2012/124590 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun “lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9.maddesinin 4.fıkrasında yer alan,“Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda,sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.”şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin,yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.08.2010 tarih ve 2009/239 esas,2010/289 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun “lehe hükümlerin uygulanmasında usul” kenar başlıklı 9.maddesinin 4.fıkrasında yer alan,“Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda,sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz.”şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilemeyeceği gözetilmeksizin,yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.08.2010 tarih ve 2009/239 esas,2010/289 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.