Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/22298 K.2012/26782
Özet: (1) Uyuşmazlık, kasten yaralama suçundan sanık …'in adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasıyla ilgiliydi; (2) Mahkeme, Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebini kabul ederek Ondokuzmayıs Asliye Ceza Mahkemesi kararını bozdurmuş ve cezanın infaz rejimini değiştirmemeye karar vermiştir.
Kasten yaralama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/1,87/3,29,62/1,50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 3740 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Ondokuzmayıs Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2011 tarihli ve 2010/57 esas, 2011/35 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 27.04.2012 tarih ve 2012/7507-25731 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.05.2012 tarih ve 2012/124551 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 58/6. maddesine göre, tekerrür halinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkum olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/1-c maddesinde, tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, şartla salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrilere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma istemi yerinde görüldüğünden Ondokuzmayıs Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13.04.2011 ... ve 2010/57 esas, 2011/35 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükmün 1. fıkrasının k bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin AYNEN KORUNMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 58/6. maddesine göre, tekerrür halinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkum olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/1-c maddesinde, tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, şartla salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre tekerrür sebebiyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrilere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma istemi yerinde görüldüğünden Ondokuzmayıs Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13.04.2011 ... ve 2010/57 esas, 2011/35 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükmün 1. fıkrasının k bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin AYNEN KORUNMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.