Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/22295 K.2012/26796
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2,52. maddeleri gereğince 400 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Fındıklı Sulh Ceza Mahkemesinin 06.09.2005 tarihli ve 2005/67 esas,2005/98 sayılı kararını müteakip,sanık tarafından yapılan arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulüne ilişkin aynı mahkemenin 24.06.2011 tarihli ve 2011/43 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 07.05.2012 tarih ve 2012/7762-26942 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.05.2012 tarih ve 2012/132641 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9.maddesinde
“( 1 ) Adli sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.
(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.
(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin..
hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.”şeklindeki düzenleme karşısında,anılan Kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin kayıtların silinerek arşiv kaydına alınacağı,aynı kanunun 12.maddesinde sayılan ilgilinin ölümü, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi,fiilin suç olmaktan çıkarılması,kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde arşiv kayıtlarının silinebileceği,bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesi mümkün olmadığı gözetilmeden,yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK' nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
11.04.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde değişiklik yapılarak, adli sicil arşiv kayıtlarının silinme koşulları yeniden düzenlenmiş ise de; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuata göre mahkemesince istem üzerine tekrar değerlendirme yapılabilecektir.
Hüküm tarihindeki düzenlemeye göre, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Fındıklı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 24.06.2011 tarihli ve 2011/43 D. İş sayılı Kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9.maddesinde
“( 1 ) Adli sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.
(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.
(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü Maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin..
hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.”şeklindeki düzenleme karşısında,anılan Kanunun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin kayıtların silinerek arşiv kaydına alınacağı,aynı kanunun 12.maddesinde sayılan ilgilinin ölümü, kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesi,fiilin suç olmaktan çıkarılması,kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde arşiv kayıtlarının silinebileceği,bu şartlar dışında arşiv kaydının silinmesi mümkün olmadığı gözetilmeden,yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK' nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
11.04.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanunun 2. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 12. maddesinde değişiklik yapılarak, adli sicil arşiv kayıtlarının silinme koşulları yeniden düzenlenmiş ise de; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuata göre mahkemesince istem üzerine tekrar değerlendirme yapılabilecektir.
Hüküm tarihindeki düzenlemeye göre, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Fındıklı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 24.06.2011 tarihli ve 2011/43 D. İş sayılı Kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.