Yargıtay3. Ceza DairesiAile Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/22289 K.2012/26790
Basit yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2,29,62,52. maddeleri uyarınca 1000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın sabıkasına konu, Kadıköy 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2004/589 esas, 2004/983 sayılı kararı ile verilen ve ertelenen 594.154.000 Türk Lirası ağır para cezasına ilişkin cezasının aynen infaz edilmesine dair Kadıköy 4.Sulh Ceza Mahkemesinin 20.05.2010 tarihli ve 2009/341 esas, 2010/618 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 11.05.2012 tarih ve 2012/8339-28044 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.05.2012 tarih ve 2012/135975 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51. maddesinde sadece hapis cezalarının ertelenmesi ve erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin hususların düzenlendiği, anılan maddede para cezalarının ertelenmesi ve aynen infazı konusunda ise bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkındaki erteli para cezasına dair Kadıköy 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 09.09.2004 tarihli ve 2004/589 esas, 2004/983 karar sayılı ilamın aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kadıköy 2.Sulh Ceza Mahkemesi 09.09.2004 tarih ve 2004/589 esas ve 2004/983 sayılı kararı ile sanık hakkında sonuç itibariyle 594.154.000 Türk Lirası ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6.maddesi gereğince ertelenmesine karar vermiş,sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle Kadıköy 4.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 20.05.2010 tarih ve 2009/341 esas, 2010/618 sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95/2.maddesi gereğince aynen infazına karar verdiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2011 tarih ve 2011/183 esas ve 2011/304 sayılı kararında “Erteli cezanın aynen infazı 765 sayılı TCY’nın 95. maddesinin ikinci fıkrasında; “...Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur”,
5237 sayılı TCY'nın 51. maddesinin yedinci fıkrasında ise; “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Kesinleşmiş olmak koşuluyla hükmolunan cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesi durumunda, 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesine göre, sanığın hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde önceki verilen ceza türünden, bir cezaya ya da hapis cezasına mahkûm olması halinde, aynen infazına karar verilmesi gerekmektedir. Deneme süresi içinde işlenen suçun 5237 sayılı TCY'nın yürürlüğe girmesinden sonra işlenmiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır.” denmektedir.
Sanığın önceki cezasının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu nazara alındığında, aynen infaz kararının karma uygulama olmaması açısından 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesi uyarınca verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından;Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden REDDİNE, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 51. maddesinde sadece hapis cezalarının ertelenmesi ve erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin hususların düzenlendiği, anılan maddede para cezalarının ertelenmesi ve aynen infazı konusunda ise bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkındaki erteli para cezasına dair Kadıköy 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 09.09.2004 tarihli ve 2004/589 esas, 2004/983 karar sayılı ilamın aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kadıköy 2.Sulh Ceza Mahkemesi 09.09.2004 tarih ve 2004/589 esas ve 2004/983 sayılı kararı ile sanık hakkında sonuç itibariyle 594.154.000 Türk Lirası ağır para cezasının 647 sayılı Kanunun 6.maddesi gereğince ertelenmesine karar vermiş,sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle Kadıköy 4.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 20.05.2010 tarih ve 2009/341 esas, 2010/618 sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 95/2.maddesi gereğince aynen infazına karar verdiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2011 tarih ve 2011/183 esas ve 2011/304 sayılı kararında “Erteli cezanın aynen infazı 765 sayılı TCY’nın 95. maddesinin ikinci fıkrasında; “...Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur”,
5237 sayılı TCY'nın 51. maddesinin yedinci fıkrasında ise; “Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hâkimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Kesinleşmiş olmak koşuluyla hükmolunan cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmesi durumunda, 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesine göre, sanığın hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde önceki verilen ceza türünden, bir cezaya ya da hapis cezasına mahkûm olması halinde, aynen infazına karar verilmesi gerekmektedir. Deneme süresi içinde işlenen suçun 5237 sayılı TCY'nın yürürlüğe girmesinden sonra işlenmiş olmasının bir önemi bulunmamaktadır.” denmektedir.
Sanığın önceki cezasının 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş para cezası olduğu nazara alındığında, aynen infaz kararının karma uygulama olmaması açısından 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesi uyarınca verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından;Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden REDDİNE, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.