Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/20227 K.2013/8375
Özet: Uyuşmazlık, mahalli mahkemece verilen 24.03.2009 tarihli hükümdeki adli para cezası ve nakil aracının müsaderesine ilişkin sanıkların temyiz talepleridir; Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, 08.05.2009 tarihli kararla hükmün bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet ve temyiz isteminin reddi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
24.03.2009 tarihli hükme ilişkin sanıklar ... ve ...’ın temyiz istemlerinin; “hüküm altına alınan adli para cezası miktarı itibarı ile 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesi gereğince reddine, müsadere yönünden dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” 08.05.2009 tarihinde karar verilmiş olmakla yapılan incelemede;
Suçta kullanılan ve müsaderesine karar verilen nakil aracının değeri nazara alındığında kesinlik sınırı içinde kalan asıl hükmün temyiz edilebilirlik kabiliyeti kazandığının anlaşılmasına göre; davanın bütün halinde temyizen incelenmesi gerektiği nazara alınmak suretiyle sanıkların itirazlarının reddine dair 08.05.2009 tarihli karar yok hükmünde sayılarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporunda suça konu emvalin defne ağaççıkları olduğunun ve kesilen defne dallarının yedieminde muhafaza edildiğinin anlaşılmasına göre sanıkların eylemlerinin 6831 sayılı Yasanının 91/ 5. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin suç vasfının tayininde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Suça konu yedieminde mevcut emvalin tespit edilen değeri ile nakil aracının değeri nazara alınarak TCK’nin 54/3. maddesi uyarınca suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağının ve hakkaniyete uygun olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet ve temyiz isteminin reddi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
24.03.2009 tarihli hükme ilişkin sanıklar ... ve ...’ın temyiz istemlerinin; “hüküm altına alınan adli para cezası miktarı itibarı ile 1412 sayılı CMUK’un 305. maddesi gereğince reddine, müsadere yönünden dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” 08.05.2009 tarihinde karar verilmiş olmakla yapılan incelemede;
Suçta kullanılan ve müsaderesine karar verilen nakil aracının değeri nazara alındığında kesinlik sınırı içinde kalan asıl hükmün temyiz edilebilirlik kabiliyeti kazandığının anlaşılmasına göre; davanın bütün halinde temyizen incelenmesi gerektiği nazara alınmak suretiyle sanıkların itirazlarının reddine dair 08.05.2009 tarihli karar yok hükmünde sayılarak yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişi raporunda suça konu emvalin defne ağaççıkları olduğunun ve kesilen defne dallarının yedieminde muhafaza edildiğinin anlaşılmasına göre sanıkların eylemlerinin 6831 sayılı Yasanının 91/ 5. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin suç vasfının tayininde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Suça konu yedieminde mevcut emvalin tespit edilen değeri ile nakil aracının değeri nazara alınarak TCK’nin 54/3. maddesi uyarınca suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağının ve hakkaniyete uygun olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.