Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/16675 K.2012/23362
Kasten yaralama suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 765 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 456/4, 59 ve 19. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 407 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2007 tarihli ve 2005/465 Esas, 2007/173 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.03.2012 tarih ve 2012/5355-19203 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2012 tarih ve 2012/99641 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/2. maddesinde yer alan “Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, (....) alt veya üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüzelli milyon, üst sınırı yüzmilyar Türk Lirası olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri, nispi nitelikteki adli para cezaları hakkında uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/4. maddesinde öngörülen temel para cezası miktarının 450,00 yeni Türk Lirası olarak tespit edilip, artırım ve indirim maddelerinin bu miktar üzerinden uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanıkların aleyhine olacak şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden İzmir 11.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 17.04.2007 ... ve 2005/465-2007/173 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ... ve ...'in 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/4. maddesi gereğince takdiren ayrı ayrı 450 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanunun 59. maddesi gereğince cezalarından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak ayrı ayrı 375 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/2. maddesinde yer alan “Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, (....) alt veya üst sınırlar arasında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alt sınırı dörtyüzelli milyon, üst sınırı yüzmilyar Türk Lirası olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri, nispi nitelikteki adli para cezaları hakkında uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında,suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/4. maddesinde öngörülen temel para cezası miktarının 450,00 yeni Türk Lirası olarak tespit edilip, artırım ve indirim maddelerinin bu miktar üzerinden uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanıkların aleyhine olacak şekilde fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden İzmir 11.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 17.04.2007 ... ve 2005/465-2007/173 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar ..., ... ve ...'in 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/4. maddesi gereğince takdiren ayrı ayrı 450 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanunun 59. maddesi gereğince cezalarından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak ayrı ayrı 375 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.