Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/12748 K.2012/16495
Özet: Uyuşmazlık konusu, 16 Eylül 2009’da 18 yaşını tamamlamamış bir çocuk tarafından kasten yaralama suçunun işlenmesi ve bu çocuğa 2.000 TL adli para cezası verilmesinin kanun yararına bozulması talebidir. Mahkeme, çocuğun savunmasının müdafii huzurunda alınmadığını belirterek, kararın kanun yararına bozulmasına izin vererek yeni bir yargılama başlatma kararı almıştır.
Kasten yaralama suçundan sanık ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2, 62, 52. Maddeleri uyarınca 2000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.05.2011 tarihli ve 2010/1444 esas, 2011/690 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 26.03.2012 tarih ve 2012/4884- 17914 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.04.2012 tarih ve 2012/93686 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Kayden 20.12.1991 doğumlu olup, suçun işlendiği 16.09.2009 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3.maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
2) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun “çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar” şeklindeki 26/1. maddesi karşısında genel mahkeme olarak kovuşturma yapılıp yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın suç tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olması nedeni ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150/2. Maddesi gereğince zorunlu olarak müdafii huzurunda savunmasının alınmadığı anlaşıldığından bu hususun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Mezkur ihbarnamede;
1) Kayden 20.12.1991 doğumlu olup, suçun işlendiği 16.09.2009 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31/3.maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
2) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun “çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar” şeklindeki 26/1. maddesi karşısında genel mahkeme olarak kovuşturma yapılıp yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın suç tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük olması nedeni ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150/2. Maddesi gereğince zorunlu olarak müdafii huzurunda savunmasının alınmadığı anlaşıldığından bu hususun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.