Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2012/12721 K.2012/16474
Özet: Çavdır Sulh Ceza Mahkemesi'nin 21.09.2011 tarihli 2011/101 esas, 2011/160 sayılı kararında kasten yaralama suçundan 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılan sanığın, Adalet Bakanlığı'nın 01.03.2012 tarihli 2012/3505‑12989 yazısıyla kanun yararına bozma talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.03.2012 tarihli 2012/82030 tebliğnamesiyle dosyanın Dairemize ulaştırılarak incelenmesi ve 18.04.2012’de oybirliğiyle karar verildiği üzere, karar bozuldu.
Kasten yaralama suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2,86/3-b, 62,52. maddeleri uyarınca 3000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çavdır Sulh Ceza Mahkemesinin 21.09.2011 tarihli ve 2011/101 esas, 2011/160 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 01.03.2012 tarih ve 2012/3505-12989 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.03.2012 tarih ve 2012/82030 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın kasten yaralama olarak belirlenen suçunu cezai yaptırıma bağlayan 5237 sayılı Kanunun 86. maddesinde hapis ve adli para cezasının öngörülmesi nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 195. maddesinde yer alan “Suç, yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiye gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” hükmünün uygulanamayacağı cihetle, sanığın savunması alınmadan hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Çavdır Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 21.09.2011 ... ve 2011/101 esas, 2011/160 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın kasten yaralama olarak belirlenen suçunu cezai yaptırıma bağlayan 5237 sayılı Kanunun 86. maddesinde hapis ve adli para cezasının öngörülmesi nedeniyle sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 195. maddesinde yer alan “Suç, yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hallerde sanığa gönderilecek davetiye gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” hükmünün uygulanamayacağı cihetle, sanığın savunması alınmadan hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Çavdır Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 21.09.2011 ... ve 2011/101 esas, 2011/160 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.