Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/9515 K.2012/35602
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın CMK’nin 150/3. maddesi gereğince zorunlu müdafiiye gerek bulunmadığını iddia ettiği bir suçla ilgili; (2) Mahkeme, bu gerekçenin geçerli olmadığını belirterek, TCK’nin 86/2 ve 87/1‑c maddeleri uyarınca sanığı 5 yıl hapis cezasına mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Atılı suçun alt sınırı nazara alınarak CMK'nin 150/3. maddesi gereğince zorunlu müdafiiye gerek bulunmadığından, sanığın mağduru sabit iz meydana gelecek şekilde yaralaması karşısında, eylemin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği gözetilmeden temel cezanın TCK’nin 86/2. maddesi üzerinden belirlenmesi, sonuç cezanın TCK’nin 87/1-c-son maddesi gereğince 5 yıla çıkarılması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerinde şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde alt soyu dışındakiler için de velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin şartla tahliye tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Atılı suçun alt sınırı nazara alınarak CMK'nin 150/3. maddesi gereğince zorunlu müdafiiye gerek bulunmadığından, sanığın mağduru sabit iz meydana gelecek şekilde yaralaması karşısında, eylemin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği gözetilmeden temel cezanın TCK’nin 86/2. maddesi üzerinden belirlenmesi, sonuç cezanın TCK’nin 87/1-c-son maddesi gereğince 5 yıla çıkarılması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerinde şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde alt soyu dışındakiler için de velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerinin şartla tahliye tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.