Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/9475 K.2012/35596
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yolunun hükümde doğru gösterilmemesi ve kararın usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydından bulunan kasıtlı suçtan sabıkası nedeniyle CMK'nin 231/5 maddesi gereğincen uygulama yapma imkanı bulunmadığından, teşdiden yapılan uygulamaya ilişkin takdir ve değerlendirmede bir isabetsizlik görülmediğinden bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerinde şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde alt soyu dışındakiler için de şartla tahliye tarihine karar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yolunun hükümde doğru gösterilmemesi ve kararın usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydından bulunan kasıtlı suçtan sabıkası nedeniyle CMK'nin 231/5 maddesi gereğincen uygulama yapma imkanı bulunmadığından, teşdiden yapılan uygulamaya ilişkin takdir ve değerlendirmede bir isabetsizlik görülmediğinden bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerinde şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde alt soyu dışındakiler için de şartla tahliye tarihine karar uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı TCK’nin 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.