Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/8220 K.2011/10903
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların temyiz talepleri ve mahkeme kararının açıklanmasının geri bırakılması konusundaki eksiklikler üzerine kuruludur. (2) Mahkeme, 26.05.2009 tarihli hükmün temyiz süresi geçtikten sonra verilen temyiz dilekçelerini reddederek, sanıkların temyiz taleplerini bozmuş ve kararını oybirliğiyle kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp Düşünüldü;
1-Katılan ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
26.05.2009 tarihinde tefhim edilen hükme karşı yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 30.09.2009 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla katılanın temyiz talebinin 1412 sayılı Yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ...'un temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 E, 2009/13 sayılı kararında “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği” görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırmayla saptanıp, sanıktan tespit olunan bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup ve diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan, “mağdurun uğradığı kişilik hakları ve onurunun da zarar gördüğü bu nedenle uzlaşmaya tabi suçlarda 5231 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanamayacağından ” şeklinde yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp Düşünüldü;
1-Katılan ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
26.05.2009 tarihinde tefhim edilen hükme karşı yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 30.09.2009 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla katılanın temyiz talebinin 1412 sayılı Yasanın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık ...'un temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 E, 2009/13 sayılı kararında “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği” görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırmayla saptanıp, sanıktan tespit olunan bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup ve diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan, “mağdurun uğradığı kişilik hakları ve onurunun da zarar gördüğü bu nedenle uzlaşmaya tabi suçlarda 5231 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanamayacağından ” şeklinde yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.