Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/7589 K.2012/34834
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Adli Tıp Kurumunun raporunda “Duyularından veya organlarından birisinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesi hususunda olay tarihinden 18 (onsekiz) ay sonra nefroloji muayenesinin yapılarak düzenlenecek raporun gönderilmesi halinde bu husus hakkında rapor tanzim edilebileceği” bildirilmesine rağmen, suça konu fiilin uzuv kaybına yol açıp açmadığı hususunda ilave adli tıp raporu alınmadan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Fiilin tek bıçak darbesiyle evvelce vukuu bulan tartışmanın tahriki altında çocuk yaşta olan suçu sürüklenen tarafından ika edildiği, tahrik hükümleri uygulandığı ve sosyal inceleme raporu da nazara alındığında yaşı küçük sanık hakkında en üst hadden temel ceza tayininin oluşa ve cezanın şahsileştirilmesi ilkelerine uygun olmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1) Adli Tıp Kurumunun raporunda “Duyularından veya organlarından birisinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesi hususunda olay tarihinden 18 (onsekiz) ay sonra nefroloji muayenesinin yapılarak düzenlenecek raporun gönderilmesi halinde bu husus hakkında rapor tanzim edilebileceği” bildirilmesine rağmen, suça konu fiilin uzuv kaybına yol açıp açmadığı hususunda ilave adli tıp raporu alınmadan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Fiilin tek bıçak darbesiyle evvelce vukuu bulan tartışmanın tahriki altında çocuk yaşta olan suçu sürüklenen tarafından ika edildiği, tahrik hükümleri uygulandığı ve sosyal inceleme raporu da nazara alındığında yaşı küçük sanık hakkında en üst hadden temel ceza tayininin oluşa ve cezanın şahsileştirilmesi ilkelerine uygun olmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkı saklı tutulmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.